body { background-color: #EEF5FD; } .style1 {color: #333333} .style3 {color: #FF0000} body { background-color: #EEF5FD; } Engin Muhendislik

Tam Otomatik Su Arıtım Sistemleri

Su Arıtım Sistemi Periyodik Bakım Onarım

Su Arıtım Sistemlerinde En Kaliteli En Ekonomik ve En Sağlıklı Mühendislik Çözümleri.. Su Arıtım Sistemi Tesisi Bakım ve Onarımı

Fiyat alınız

SAYFA İÇİ ARAMA

- Filtrasyon - Aktif Karbon Filtreler - Yumuşatma- Kireçlenmenin Hydroflow Frekans ile önlenmesi -Otomasyon Valfleri ve arızaları-Sertlik Birim Çevrimleri - Içme Suyu Standartları - Evsel tip Reverse osmoz cihazi- ve arızaları-Reçine Miktarı Tespiti - Ultraviole Cihazları - Test Kitlerinin Kullanılmasi - Arıtmalı Sebiller - Deiyonize (Deminarilize Sistemleri) - Reverse Osmosis Ters Ozmoz-Arsenik Giderimi -Su Arıtmada Degazör - Deniz suyundan içme ve kullanma suyu elde etme teknikleri- Arıtımla Ilgili Sorular ve Cevapları - Atık Su Arıtım Sistemleri ve şema - Nötralizasyon cihazi nedir ve çalisma Prensibi -Paket Yağ Tutucular - Metal Filtreler -

*********************************

ARITIM: içme ve kullanma amacıyla, kirli suların belli işlemlerle istenilen niteliklere getirilmesidir.Su şartlandırma ise,proses suyu hazırlama diye de bilinen işlemdir.Arıtım ihtiyacı, kullanıcının hangi amaçla su istediği ile doğrudan ilgilidir.

ARITIM İHTİYACININ ve ARITIM SİSTEMİNİN  BELİRLENMESİ : Kullanıcının Herhangibir kaynaktan elde ettiği suyu , Eğer fabrika makinelerinde kullanıcaksa farklı, yemekhanede kullanıcaksa farklı ,bulaşıkhanesinde kullanacaksa farklı, sulamada kullanacaksa farklı, kesikli veya  devamlı kullanması da sistem belirlenmesinde  belirleyici olacaktır.  Ayrıca sistem belirlemede su kaynağı ve suyun analizi de önem arzetmktedir.Lüzumsuz cihazlar kullanmak maliyeti arttıracaktır

KİMYASAL DOZAJ SİSTEMLERİ

images/dozajpomp.jpgimages/dozajpomp2

 

Klor, eskiden beri en yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın kullanımında klorun ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanı sıra, kalıcı etkiye sahip olması da önemli bir etkendir. Klor, suya karıştırıldığı anda, suyun içindeki bazı organik maddeler ve ağır metallerle reaksiyona geçer. Tüm reaksiyonlar meydana geldikten sonra, 0.5 mg/lt serbest bakiye klorun suda bırakılması, nihai kullanım noktasına kadar mikroorganizmal faaliyeti önleyecektir.

Kimyasal dozaj üniteleri endüstrinin bir çok alanında (içme ve kullanma suyu arıtımı, gıda sanayi,kozmetik sanayi, ısıtma ve soğutma sistemleri, kimya endüstrisi, deri sanayi …vb.) çok farklı kimyasalların dozlanması amacıyla kullanılmaktadır. Genel anlamda, arıtma sektöründe kullanılan dozaj ünitelerinin temel amacı, su kalitesinin istenilen seviyelere getirilmesidir.

Sıvı Klor İçin Dozaj Hesaplamak :Bir dozaj pompası kullanılarak dozajlama yapılması düşünülen bir yerde dikkate alınacak değerler şunlardır.

A: Dozaj pompasından çıkacak miktar

B :mg/lt klor/su dozajı

C: Suyun debisi

D: Klorun yoğunluğu

Buna göre örnek olarak

1 mg/lt klor dozu için 100 m3/saatlik debideki suya 20 gr/lt yoğunluktaki klor dozajının hesabı için aşağıdaki formül kullanılır.

A = (B * C) / D

A = (1 * 100) /20

A = 5 lt/saat

Dozaj Pompalar ekseriyetle ı hareketini Hidrofor sistemine bağlı olarak yürütür hidrofor çalıştıkça dozaj pompaları da birlikte çalışır

FİLTRASYON : Suda çözünmeyen kum. kil ve tortu gibi katı maddeleri fiziksel olarak arıtmak;su içerisinde tat, koku ve renk olarak açığa çıkan organik maddeleri kimyasal olarak arıtmak; bu arıtım aşamalarıyla suyu tortusuz,renksiz ve berrak bir hale getirme işlemine filtrasyon denir.

Kompakt tasarımı sayesinde gereksinimi olan az yer ihtiyacı ve tam otomatik çalışma prensibi kum filtre sistemlerinin başlıca özellikleri arasındadır. İlk yatırım maliyeti düşük olan kum filtre sistemlerinde, quartz mineralinin değişme süresi ise çalışma şartları da göz önüne alınarak ortalama olarak 3 - 5 yıldır. Kum filtre sistemi seçiminin uygun olduğu ve verimli çalışan bir sistemde, diğer arıtma birimlerine giden yük en aza indirilmiş olur. Kum filtre sistemleri çözünmemiş askıda katı maddelerin giderilmesini sağlayarak, makine ve tesisatlarda oluşacak tıkanmaları ve enerji sarfiyatındaki artışları engellemiş olur. Katı maddeleri tutma kapasitesi ile kendinden sonra gelen sistemlere sağladığı işletme rahatlığı da önemli bir avantajıdır. 3-8 bar basınç aralığında çalışan kum filtre sistemlerin filtrasyon hassasiyeti 10-15 mikron aralığındadır. Zamana ve debiye bağlı olmak üzere single, tandem, dublex ve triplex prensipte çalışan kum filtre sistemleri mevcuttur. Kum filtre sistemlerinin ana bileşeni olan otomasyon valfleri, önceden belirlenmiş programa göre otomatik olarak ters yıkama yapmaktadır.

Su Arıtım Sistemlerinde En Kaliteli En Ekonomik ve En Sağlıklı Mühendislik Çözümleri..Komple Su Arıtım Sistemi Periyodik Bakım Onarım

Fiyat alınız

Her Tür deponun önüne askıda katı partükülleri tutmak amacıyla mutlaka yıkanılabilir bir kartuş veya metal filtre konulması tavsiye edilir.

FİLTRE : Kartuş veya metal filtre, suda istenmeyen maddeleri tutmaya yarayan, montajı ve kullanımı kolay su arıtma filtreleridir. Filtre ve filtreye yuvalık eden filtre kabından oluşur. Genellikle tortu ve klor gideriminde kullanılırlar. Tortu gideriminde kullanılan kartuş filtreler ömrü dolunca yenilenen ve yıkanıp yeniden kullanılabilen olmak üzere iki çeşittir. Ömrü dolunca yenilenen kartuş filtrelerin gözenek çapları 1, 5, 10, 20 mikrondur. Yıkanıp yeniden kullanılabilen kartuş filtreler ise 60 mikron ve üzeri filtrasyon yapabilirler.  Yıkanıp yeniden kullanılabilen filtreler, plastik, paslanmaz çelik ve torba filtrelerdir.

Diğer kartuş filtre çeşidi karbon filtredir. Karbon kartuş filtreler, sudaki spesifik organikleri, toplam organik karbonu (TOC) ve kloru gidermek için kullanılır.

KONTROL VALFLERİ (Yumuşatma - Aktif Karbon Filtreler - Kum Filtresi) İÇİN
Sistemlerin kontrol mekanizmaları, vanalı manuel sistemlerden, tam otomatik kontrol valflerinden veya PLC kontrollü otomasyon ünitelerinden oluşmaktadır.
Kontrol valfleri olarak Fleck, Sieta veya Clack marka valfler kullanılabilmektedir. Bu valfler zaman  ve debi kontrollü olarak geri yıkama işlemlerini yaparlar.
PLC kontrollü otomasyon ünitelerinde pönomatik, hidrolik veya elektirik aktüatörlü vanalar kullanılarak geri yıkama işlemleri zamana, debiye veya basınç farkına göre yapılabilmektedir.
Aşağıda çok yaygın olarak kullanılan fleck 5600 otomasyon valfi ile ilgili geniş bilgi verdik. Diğer otomasyon valflerin de (gerek elektronik gerekse mekanik) kullanım mantığı hemen hemen aynıdır.

FLECK 5600 VALF ARIZALARI VE ÇÖZÜMLERİ
Pentair Fleck 5600 Valfler belli mineral ölçüsü ile bir tank üzerine monte edilerek belirlenen sürelerde veya tonajda geri yıkama yaparak sistemi temizleme özelliğine sahiptir. Bu valflerin çalışması için belli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bunlar sistemin çalışabilmesi için su hattı, elektrik enerji hattı ve geri yıkamalarda suyu dışarı atabileceği bir drenaj hattı olmalıdır. Bunlarında sistemin çalışmasını etkilemeyecek oranda  ayarlı bir halde olmalıdır. Enerji ve suyun basıncı özellikle belli değerde olmalıdır.
Fleck 5600 Valf Arızaları genel olarak belli kullanımlardan sonra ortaya çıkmaktadır. Bunların filtre ve yumuşatma modellerinde olan arızaları farklılık göstermiş olsa da yine de  valfin parçalarının aynı olması sebebi ile neredeyse aynıdır.
Fleck 5600 Arızaları
Yumuşatma valfi rejenerasyon yapamıyorsa.
Çözüm: Bu elektriksel bir arıza olabilir .Eğer Sisteme yeterli derecede enerji gelmiyor ise bu tür problemler ortaya çıkabilir. Eğer valf timerli yani zaman sayaçlı ise bunun ile alakalı ayar yapılmamış olabilir. Bunu kontrol etmek gerekebilir.
Yumuşatma valfi sert suyu veriyorsa veya yumuşatma yapmıyor ise
Sisteme bağlı herhangi bir By pass hattı var mı diye kontrol ediniz.Eğer var ise servis pozisyonunda mı yoksa bypass pozisyonunda mı ona bakınız. Bir başka nedeni Yumuşatma sistemine bağlı tuz tankında su veya tuz miktarı kontrol edilmelidir. Eğer bunlardan herhangi biri yok ise sistem geri yıkamayı tamamlayamayacağı için sert su veriyor olabilir.
Sürekli Drenaja su atıyor, Atık su hiç kesmiyor
5600 valflerin çalışma prensibinde atık su hattı mevcuttur. Belli sürelerde ayarlanmış yıkama zamanlarında o bölgeden yıkama süresince ara ara dışarı su atmaktadır. Bu drenaja giden su servis durumuna geçince durmaktadır. Eğer durmaz ise valf içinde piston takımının bulunduğu alanda bir takılma söz konusu olabilir.
Yumuşatma Sistemi  Tuz tankını Taşırıyor
Yumuşatma sistemlerinde  tuz tankına belli miktarda su ve tuz eklenerek yıkama esnasında sistem içerindeki mineral yenilenmiş olur. Bu durum valf üzerindeki ayarlardan kontrol edilmektedir. Rejenerasyon esnasında tuz tankındaki tuzlu su alınır yerine tekrar su eklenir. Bu valf tarafından yapılan bir iştir. Eğer tuz tankında herhangi bir taşma durumu ortaya çıkarsa valfin tuz emiş pistonunu kontrol etmek gerekir. Bu bazen farklı sebeplerden dolayı tıkanma yapabilir. Bir diğer etken ise air check dediğimiz parçadır. Bunda da tıkanmalar meydana gelebilir.
Yumuşatma tuz tankı tuzu hiç eksilmiyor veya bitmiyor
Bu durum valfin rejenerasyon yapmadığını gösterir. Bunun bir çok sebebi olabilir.
•             Sistemin enerjisi kesilmiş olabilir.
•             Ters yıkama için yeterli basınç olmayabilir.
•             Valf içerinde timer veya volimetrik aksamın yani sistemi zamanı geldiğinde otomasyon   yapacak parçalarda hasar oluşmuş olabilir.Veya da otomasyon parçaları yol vermiş olsa da suya yöne veren piston oring kısmındaki parçalar arızalı olabilir.

 

DAHA GENİŞ ANLATIM İÇİN YAZININ ÜZERİNE TIKLAYINIZ

AKTİF KARBON FİLTRELER: Suda bulunan klor, açık alanlardan sızabilecek ilaçlar, tarım ilaçları, asbest vb. organik maddeler her an suya karışabilecek şekildedir. Bu organik bileşikler aktif  karbon  malzemenin yüzeyinde tutularak adsorpsiyon işlemi ile giderilmektedir. Aktif karbon, suyun içindeki kokuyu, rengi, bileşik kloru, organik ve inorganik bileşiklerin çoğunu absorbe etmektedir. Filtre, fiziksel olarak da işlev gördüğü için zaman zaman yıkanarak temizlenir, fakat belli bir süre sonra değiştirilmelidir.

Aktif karbon filtre sisteminin kullanılmasında dikkat edilecek en önemli nokta, aktif karbon mineralinde oluşabilecek bakteri üremesi problemidir. Aktif karbon minerali organik maddeyi tuttar. Bakteriler organik maddeyi üreme ortamı olarak kullanılabilir. Bu sebeple aktif karbon filtresi öncesi dezenfeksiyon yapılması şarttır. Aktif karbon mineralinin sürekli olarak verimli kullanılması için arıtılmış temiz su ile ters yıkama işlemi yapılmalıdır. Organik kirliliği gözeneklerinde tutan aktif karbon minerali zaman içinde biriken kirlilikler sebebiyle görevini yapamaz hale gelir. Mineralin kullanım ömrü gelen suyun kalitesine ve arıtılan suyun miktarına göre değişmekle birlikte ortalama 1 yıl olarak alınabilir.

SU TESİSATINDA KİREÇLENME’NİN HYDROFLOW FREKANSI JENERATÖRÜ İLE ÖNLENMESİ

 


SU’yun sıcaklığının artması veya suyun bir kısmının buharlaşması sonucunda, su içinde bulunan kireç molekülleri sert kristaller üretir. Kireç olarak adlandırılan bu sert kristaller işletmelerde su tesisatının ve su ile temas eden cihazların derdidir.
Aslında HydroFLOW cihazı KİREÇ oluşumunu engellemez, fakat, Kireç’in tesisata zarar vermesini engeller.   Şöyle ki: Su ısındığında önce mikroskobik boyutta Kireç kristalleri oluşur. HydroFLOW cihazı bu oluşumu durduramaz.  Fakat oluşan bu küçük kristallerin (taşların), fiziksel güçler ile birbirlerini çekerek su tesisatı içinde büyük kristaller yapmasını HydroFLOW engeller.  Böylece, mikroskobik kireç kristalleri tesisata tutunamadan su ile beraber sürüklenip tesisat dışına çıkar.
HydroFLOW’un ürettiği çok özel radyo frekansı küçük kristaller arasındaki çekim olayını bozar.  Böylece HydroFLOW’un frekansı küçük kristallerin birbirini çekerek iri kireç oluşturmasını engeller ve ayni yöntem ile eskiden oluşmuş kireçlerin parçalanmasını da sağlar. Bu sebeple HydroFLOW su sistemini kireçlenme sorunlarına karşı korur.
Sonuç olarak HydroFLOW  Frekans Jeneratörü bir mucize yaratmaz, fizik kanunlarına göre görev yapar. Buna rağmen HydroFLOW cihazı ile elde edilen sonuçlar hayret vericidir.   Dünya üzerinde ve ülkemizde bugün, sanayi kuruluşlarında, otellerde ve evlerde yüzbinlerle HydroFLOW cihazı görev yapmakta ve su tesisatının ana sorunlarından biri olan kireç’e karşı güçlü bir çözüm sunmaktadır.

HydroFLOW‘un montaj kolaylığı en çok beğenilen yönlerinden biridir.  Montaj için boru üzerinde herhangi bir işlem yapmak gerekmez.  Çünkü HydroFLOW cihazı kol saatı gibi borunun üzerine iliştirilir.  Cihazın suya değmemesi çok büyük bir avantajdır.  Cihaz suyun kimyasal özelliklerinden etkilenmez, bu sebeple ile cihaz korozyona uğramaz ve çok uzun yıllar bakım gerektirmeden görev yapar. Sanayi modeli HydroFLOW az enerji harcar. HydroFLOW cihazları üç yıl imalatçı garantisi taşır.
HydroFLOW Cihazı bir radyo vericisidir. Ürettiği radyo dalgası, suyun iletkenliğinden yararlanarak takıldığı sistemin her tarafına ulaşır ve su sistemini sürekli etkisi altında tutar.
HydroFLOW, borudan su geçse de, geçmese de, su uzun süre hareket etmeden dursa da su tesisatı terk edene kadar suyu radyo dalgasının etkisi altında tutar. Kireçtaşı oluşumuna izin vermez ve daha önce oluşan kireçtaşlarını da yavaş yavaş çözer. Buna karşılık daha önce icat edilmiş olan kireç önleyici cihazlar takıldığı noktadan geçen suya noktasal etki ederler ve bu etki bir süre sonra kaybolur. Yani bunlar PASİF cihazlar olarak nitelendirilir. İşte HydroFLOW'un AKTİF özelliği fiziksel su ter  Isıtma ve soğutma suyu sistemlerinde kullanılan kimyasallar, ancak çok iyi gözlemlenirse kireçtaşı oluşumunu engelleyebilirler. Fakat oluşmuş kireçtaşını kimyasal ile çözmek tesisat için risklidir. Oysa, HydroFLOW kimyasalın yapamadığını yapar ve eskiden oluşmuş kireçtaşlarını da çözerek sistemi temizler ve tesisata hiç zarar vermez. Bu yüzden her tesiste HydroFLOW uygulama noktası bulunabilir.
Üzerinde HydroFLOW bulunan bir soğutma suyu sistemini korkmadan, şehir suyu veya normal iletkenlikte bir kuyu suyu ile besleyebilirsiniz. HydroFLOW kireçtaşı oluşumuna karşı sistemi korur. Böyle bir tesiste artık kimyasal kullanımı son derece azalır. Bu nedenle HydroFLOW cihazı kendisini çok kısa süre de amorti eder.
HydroFLOW kireçtaşına karşı icat edilmiş olsa da, monte edildiği tesisatlarda başkaca faydaları olduğu gözlemlenmiştir: soğutma kulesi, süs havuzu gibi yerlerde Yosun üremesini engeller, ayrıca, küçük katı partikülleri topaklar ve bunların çok daha iyi filtre edilmesini sağlar, bu topaklama özelliğinden dolayı kum filtrelerinin ters yıkama aralıkları uzar.
'HydrofLOW'un 6" lik (150) boru çaplarına kadar uygulanan modelleri seri olarak imal edilir. Ancak özel olarak istediğiniz ölçülerde HydroFLOW imalatı yapılabiliyor.
HydroFLOW cihazı modeli. Suyun akış hızına göre değil montaj noktasının çapına göre seçilir.
Suyun sertliği ne olursa olsun cihaz görevini yapar.
Büyük hacimli su depolarında cihazın ürettiği frekans önemlidir. Bu
nedenle cihaz depolardan sonra ve pompa basma hattına monte edilmelidir.
Plakalı ısı eşanjörlerinde kireçtaşından kaynaklanan tıkanmalar çok gözlenmektedir. Bu yüzden genelde büyük şehir veya çok sık aralıklarla kimyasal temizlik yapmak için sistem durdurulur ve bakım yapılır. Oysa HydroFLOW cihazı plakalı ısı eşanjörünün soğuk su girişine bağlanırsa kireçtaşı oluşumu engellenmekte ve daha önceden oluşmuş kireçtaşları da zaman içerisinde çözülmektedir.


Kireç taşının Birinci oluşum şekli: Suyu sert yapan Kalsiyum Karbonat (Kireç) ve Magnezyum Karbonat su soğukken eriyik halde kalır ve su ısındıkça kristalleşerek katı hale dönüşür. Bu taş oluşumu su sıcaklığı yaklaşık 35 C civarında başlar ve su ısındıkça hızlanır.
İkinci oluşum şekli: Soğutma kulelerinde olduğu gibi, bir kısım suyun faz değiştirerek buharlaşması sonunda, (buharlaşan su ‘’saf’’ olduğundan) geriye kalan suda eriyik halde bulunan minerallerin konsantrasyonu artar. Doymuş hale gelen su minerallerinin bir kısmını atar ve sonuçta mineral kristalleri (taş) oluşur.
Tesisatta oluşan kireçtaşı İZOLASYON etkisi yapar. 1 mm kalınlıktaki kireçtaşı enerjinin Yaklaşık % 5-7 fazla harcanması anlamına gelir.
Tesisatın Tıkanmasına  neden olur. Boyler, fıskiye gibi yerlerin tıkanması üretimin durması anlamına gelir.

Kireçtaşının yığılması sonucu istenmeyen ağırlıklar oluşur ve su soğutma kuleleri gibi cihazların içi çöker. Her sanayi kuruluşu ve her tesis için kireç taşı ile  mücadele şekli değişir. Tabii ki en kolay mücadele sert olmayan su ile işe başlamaktır. Ancak yumuşak su elde etmek her işletme için ekonomik olmaz.
Tuz ile rejenere edilen su yumuşatma cihazı : sürekli tuz tüketimi olan ve işletimi her zaman başarı ile yapılamayan bir yöntemdir.Ters osmos cihazı: ham su içindeki sertliği ve bununla beraber Alkalinite,Tuz, Amonyak, Silikat gibi işletmeyi rahatsız eden diğer eriyiklerin %95-99'ini ayırarak suyu saflaştırır.
Antikalker ve Frekans jeneratörü: bazı işletmelerde suyun kimyasal kalitesini iyileştirmeye ihtiyaç yoktur. Bu tür işletmelerde kireçtaşının yapısını bozmak ve tesisata zarar vermesini önlemek yeterli olur. Antikalker ve Frekans Jeneratörü ile bu mümkündür. Antikalker cihazlarının birçoğu, montajda boru tadilatı ve boru işçiliği gerektirir. Cihaz içinden geçen suyun hızı ile orantılı
olarak çalışırlar ve sadece monte edildiği noktada etkili olabilen cihazlardır, zaman içinde Antikalkerin kendileri de tıkanır. Frekans jeneratörü (HydroFLOW) hiçbir boru işçiliği gerektirmeyen borunun üzerine monte edilen, sistemdeki çok uzak noktalara kadar etkisini yayan ve tesisatta su hareketi olmasa dahi kireçtaşının yapışmasını engelleyen bir cihazdır.
Özel bir radyo frekansı üreten HydroFLOW, fiziki bir güç ile suyun içindeki kirecin normal kristal yapma özelliğini bozar. Oluşan çok küçük kireçtaşları hiçbir yere yapışmadan suyun akışını takip ederek su sistemini terk eder.
Eskiden oluşmuş kireçtaşlarını söker. Çünkü ürettiği frekans ile eskiden oluşan kireçtaşlarının da yapısını bozar, bunları çözer ve yerlerinden sökülen kristaller su akışı ile tesisat dışına taşınırlar.
HydroFLOW kireci almaz. Sudan, hiçbir şey almadığı gibi suya birşey de vermez. Kireç suda doğal hali ile kalır, sadece kristal şekli değişir. Yapısını bozduğu kireçtaşlarının su ile sürüklenmesini sağlar. Filtrelerde veya sistem üzerinde bulunan depo gibi geniş hacimlerde biriken küçük kireçtaşları bu noktalardan deşarj edilir.
Ev modelleri saatte bir watt, sanayi modelleri 10-50 watt arası enerji tüketir.
HydroFLOW'un ürettiği radyo frekansı Avrupa güvenlik limitleri dahilinde dir. 1996
yılından bu yana HydroFLOW hastanelerde ve uluslararası havaalanlarında dahi çalışmaktadır.
Cihazın hareketli bir parçası olmadığı için ömrü uzundur, bir radyo, bir televizyon gibi kabul edebilirsiniz. Cihazın dış kabı eloksallı alüminyum malzemeden imal edilmiş ve üzeri elektrostatik boya ile kaplanmıştır. Ayrıca elektronik devreleri korumak için cihaz sudan etkilenmeyen bir malzeme ile izole edilmiştir. Bu yüzden cihaz paslanma ve bozulma sorunu yaşamaz.

Suya bir şey vermediği ve sudan bir şey almadığı için sağlığa hiçbir zararı yoktur.
Ayrıca, HydroFLOW cihazı UZUN DALGA RADYO frekansı ürettiği için, bu frekans ne insana ne de bugün kullanılan otomasyon sistemlerine zarar verir. Bu sebeple, HydroFLOW cihazı tüm dünyada hastanelerde ve Hava Limanlarında  kullanılmaktadır.
1993 yılında icat edilen cihaz bu tarihten beri birçok ülkede başarı ile görev yapmaktadır. Cihaz ülkemizde de 1997 yılından bugüne kadar başarı ile sanayi kuruluşlarında ve konutlarında çalışmaktadır.
Sanayi kuruluşlarında kireçtaşından etkilenmeyen hat ve cihaz neredeyse yok gibidir. HydrFLOW kireçtaşı oluşan tüm sistemlerde etkilidir. Örneğin, plakalı ve borulu ısı eşanjör, soğutma kuleleri, kondens hatları, buhar kazanları, enjeksiyonlu imalat makinaları, kalorifer hatları gibi. Fıskiyeler iki nedenden tıkanır: katılar ve kireçlenme. Su ile gelen katı partiküllerin fıskiyeleri tıkamaması için FİLTRE kullanılmalıdır. Fıskiye üzerinde oluşan kireçlenmeyi HydroFLOW cihazı kesinlikle önler. HydroFLOW  kağıt fabrikaları, ekmek fırınları ve seralarda bulunan fıskiyelerin sağlıklı çalışmasını sağlar.
Cihazın en uygun montaj  yeri ;Tüm cihazların soğuk su girişleridir. Eğer su, kullanım alanına gitmeden önce büyük depolarda bekletiliyorsa, HydroFLOW bu sistemlerden sonraki pompa basma hatlarına monte edilmelidir. Konutlarda ise tüm tesisat duvar içinden geçtiği için en uygun yer şofbenin su girişidir. Çünkü evlerde açıkta bulunan boru sadece buradadır ve prize en yakın yer de burasıdır.
Borulu ve Plakalı ISI Eşanjörlerinde: Soğuk Su Girişi Soğutma Kulelerinde: Sirkülasyon Pompasının Basma Hattı Depo Bulunan Sistemlerde: Eğer istemde büyük hacimli depo varsa HydroFLOW büyük hacimli tanklardan daha sonraki boru hattı üzerine monte edilir.
Tesisat ısısı 55 °C'nin üzerinde sıcaklığa ulaşıyor ise: Isının cihaza zarar vermesini önlemek için cihazın montaj noktasını izole edin. İzolasyon kalınlığını göz önüne alarak Hydroflow modelini seçiniz. Boyler ve Su Sirkülasyonunun az olduğu sistemlerde: Cihazın montajından önce sistemde kireçtaşı mevcut ise, montajdan sonra kireçtaşları bazen iri parçalar halinde kopabilir ve sistemin bazı yerlerini tıkayabilir. Bunu önlemek için tesisatın en uygun yerine filtre takılmasında yarar vardır.


DİKKAT: HydroFLOW'un ürettiği frekans boru içindeki frekansı suya aktaran metal parçalar (Ferrit) kırık ise bunları yapıştırarak kullanmayın, muhakkak sağlam bir Ferrit kullanın.

HydroFLOW cihazı her cins boruya monte edilebilir. Borunun metal veya plastik olması cihazın çalışmasını etkilemez. Böyle bir koşul yok. Çünkü cihaz radyo frekansı sistemi ile görev yapar ve ürettiği frekans üzerindeki ferritler aracılığı ile suya aktarır. Bu yüzden boruya temas edip etmemesinin hiç önemi yoktur.
HydroFLOW 'un montajında kablolara ek yapılamaz. Eğer böyle bir ek yapmanız gerekirse yetkili satıcıyı arayın. Eğer montaj sonrası kablolar uzun gelirse kangal halinde sarmayın. Bobin etkisi oluşacağından kablolara zarar verebilirsiniz.
Sanayi modelleri takıldığı noktadan itibaren her iki yönde tesisatı en az birer kilometre etkisi altında tutar.
HydroFLOW aktif bir cihazdır. Enerjisi kesilmediği sürece günün 24 saati, yılın 365 günü tesisatı etkisi altında tutarak kireçtaşının oluşumunu engeller. Suyun akışı dursa bile eğer borularda su varsa cihaz görev yapar. Ancak su sirkülasyonu olmadığı için yapısını bozduğu kireçtaşları hiçbir yere yapışmadan tesisatın içinde kalırlar.
Cihazın asıl işlevi kireçtaşı oluşumunu engellemektir. Ancak sudaki yosunların üremesini de engellediği ve katı partikülleri floklaştırdığı (birbiri ile birleştirerek partikülleri irileştirdiği) tespit edilmiştir.
Süs havuzları ve yüzme havuzlan gibi yosun oluşan yerlerde HydroFLOW yosuna karşı kullanılabilir. Frekanslar havuzlarda sönümleneceğinden ancak su sirkülasyon  borularının uzun olduğu durumlarda yosuna karşı tatbikat başarılı olur. HydroFLOW'un filtreden önce monte edildiği yerlerde filtrasyon kalitesinin arttığı ve filtre ters yıkama aralıklarının uzadığı gözlemlenmiştir.
HydroFLOW ile birlikte verilen elektronik voltaj düzenleyici sayesinde 90-240 volt arasındaki tüm voltajlarda çalışır. Cihaz normal olarak mevcut kireçtaşlarını tebeşir tozu gibi parçacıklar haline getirerek tesisatı temizler. Ancak bazen iri parçalar halinde kireçtaşlarını kopardığı gözlemlenmiştir. Bu büyük parçaların tesisatı tıkamaması için HydroFLOW ‘u takmadan önce bir kez kimyasal yolla temizlik yapmakta yarar vardır. Eğer bu mümkün değilse geçici bir süre için koyacağınız kaba bir filtre ile (80-90 mikron) tesisatın tıkanması engellenebilir.
Suyun sertliğinin yüksek olması cihazın performansını etkilemez. Çünkü cihazın çalışma prensibi suyun sertliğine bağlı değildir. 200 Fr. Sertlikte sularda dahi cihaz başarı ile çalışmaktadır.

Su tesisatında KİREÇLENME'yi fiziksel yollar ile önlemek üzere araştırmacılar son 50 yıl içinde birçok buluşlar yaptılar ve son on yıl içinde FREKANS tekniğinin gelişmesi ile HydroFLOW cihazı icad edildi. HydroFLOW cihazının diğer fiziksel su terbiye cihazlarından en büyük farkı bir radyo vericisi olması ve ürettiği sinyalleri günün 24 saati tesisatın tamamına yaymasıdır.
Oysa diğer cihazlar sadece monte edildikleri yerden belli bir hızla geçen suları etki edebilir. Belli bir hıza ulaşmayan sulara etki edemezler. Bu etki de kısa bir üre sonra kaybolur.
HydroFLOW'un ürettiği frekansın su debisi, su sertliği ve suyun iletkenliği ile ilgisi yoktur. Boru
çapına göre seçilir. Her iki yöne doğru en az birer kilometre etki alanı vardır ve bu etki süreklidir. HydroFLOW'da manyetik alan yoktur. Tesisattan gelen demir tozları cihaz içinde tutunamazlar ve cihazı tıkamazlar. Oysa manyetik alanlı olan cihazlar sık sık tıkanarak suyun geçişini engeller.
HydroFLOW'un montajı için boru tadilatı gerekmez. Cihaz boru üzerine 10-15 dakika içinde takılır.
Manyetik cihazlarda ise boru kesme ve tesisat tadilatı zorunluluğu vardır.
HydroFLOW cihazının çalışmasında suyun sertliğinin önemi yoktur. Diğer cihazlar belli bir sertlikten sonra görev yapmazlar. HydroFLOW'da çap sınırlaması yoktur.
HydroFLOW her cins boruya takılabilir, diğer cihazlar her cins boruya takılamaz. HydroFLOW cihazı her ısıda çalışabilir. HydroFLOW tamir-bakım gerektirmez.
HydroFLOW kireçlenme ile beraber yosun oluşumunu da önler.
HydroFLOW rutubetten etkilenmez, fakat cihaz direkt yağmur ve dış şartlardan korunmalıdır.
Mevcut kireci çözmesi için kesin bir zaman vermek mümkün değil. Oluşan kireçtaşlarının kalınlığına ve tesisat içindeki su hızına bağlı olarak bu süre değişir.
Elektronik bir cihaz olduğundan kesin bir ömür belirlenemez. Ancak bir radyo ömrü gibi düşünebilirsiniz.

HYDROFLOW CİHAZI İLE ALAKALI SN. ENİS BURKUT TARAFINDAN YAZILAN MAKALE TERMODİNAMİK DERGİSİNDE YAYINLANMIŞTIR. MAKALE İÇİN (YAZININ ÜZERİNE TIKLAYINIZ)

KİREÇ TAŞININ YUMUŞATMA CİHAZI İLE ÇÖZÜLMESİ

YUMUŞATMA : Suda çözünmüş olarak bulunan kalsiyum ve magnezyum mineralleri suyun sertleşmesine sebep olmaktadır. İyon değişim yöntemi ile sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonlarının alınması işlemi sonucu suyun sertliğinin düşürülmesi işlemine yumuşatma denir

Single Tip Yumuşatma Sistemi: Single tip yumuşatma cihazları seçiminde ilk olarak arıtılması istenen toplam su debisi belirlenir. Daha sonra istenilen debiye uygun olarak gerekli olan reçine miktarı hesaplanır. Ancak zamana bağlı olarak çalışan bu tip sistemlerde, reçine için rejenerasyon zamanı geldiğinde, yumuşak su üretimi gerçekleştirilemez. Rejenerasyon süresi sona erdiğinde sistem kendini tekrar devreye sokar. (Bu tip sistemleerde rejenerasyon da ham su kaçağı olmaması için NO BY-PAS sistemi valfe ilave edilebilir)

Tandem Tip Yumuşatma Sistemi: Tandem tip cihazların single tip cihazlara kıyasla en önemli avantajı bir tankın rejenerasyonu esnasında diğer tanka transfer yapılarak kesintisiz yumuşak su üretimi gerçekleşmesidir. Debiye bağlı olarak çalışan bu sistemlerde, ayarlanan debide suyun tanktan geçmesi halinde o tank rejenerasyon için yumuşak su üretimini durdurur, ikinci tank devreye girer ve kesinti gerçekleşmez.

 

Tortu ve Aktif Karbon
Ultraviole Dezenfeksiyon
Yumuşatma

 

Kabin Tip Su Yumuşatma Cihazları

Su ile çalışan her türlü makinaya, tesisata bağlı  boruların kısa zamanda kireç taşı bağlaması ile daralmasına, sabun vb gibi temizlik ürünlerinin fazla kullanılmasına neden olmaktadır.

Kireç tabakası çamaşır ve bulaşık makinalarında  arızalara neden olmaktadır.

Sert suların kullanıldıkları yerlerde oluşan kireç katmanlarının bakteriler için uygun ortam teşkil etmesi de ayrıca insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin yanında damar sertliği ,böbreklerde taş oluşumu gibi hastalıklara neden  olmaktadır.

Ayrıca sıcak su tesisatı ve buhar kazanlarında da yüksek ısının etkisi ile yoğun kireç tabakası oluşturur. Bu durum ise çok fazla yakıt harcanması demektir.

Su Sertliğini öçlmek için çeşitli birimler kullanılır. Bu Birimleri birbirine çevirmek için Aşağıda verilen Tablodan Faydalanılabilir.

SERTLİK BİRİM ÇEVRİMLERİ

İÇME SUYU STANDARTLARI İÇİN ÇEŞİTLİ ULUSLARARASI KURUŞLARIN KABUL ETTİĞİ MAKSİMUM DEĞERLER AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR

 

 

İ

 

İÇME SUYU STANDARTLARI
KABUL EDİLEBİLİR MAKSİMUM DEĞERLER

 

Türk Standartları TSE 266

Dünya Sağlık Örgütü WHO

ABD Çevre Koruma Ajansı EPA

BERRAKLIK (NTU)

 

 

 

Bulanıklık

25

5

5

MİKROBİYOLOJİK PARAMETRELER

 

 

 

Koliform Bakteri

<1

0

<1

ORGANİK KİMYASAL PARAMETRELER (mg/lt.)

 

 

 

Toplam Trihalometanlar

 

400

100

İNORGANİK KİMYASAL MADDELER (mg/lt.)

 

 

 

Alüminyum,Al

0,2

0,2

1

Arsenik, As

0,05

0,05

0,05

Baryum,Ba

0,3

 

1

Kadmiyum,Cd

0,01

0,01

0,01

Krom (Toplam)

0,05

0,05

0,05

Florür,F

1,5

1,5

0,7-2,4

Kurşun,Pb

0,05

0,05

0,05

Civa,Hg

0

0

0

Nitrat,NO3

50

50

45

Selenyum,Se

0,01

 

0,01

Gümüş,Ag

0,01

 

0,05

Antimon,Sb

0,01

 

0,01

Berilyum,Be

 

 

0

Asbest > 10 mikron

 

 

7 milyon lif/lt.

RADYOLOJİK PARAMETRELER

 

 

 

Gross Alfa

 

 

15

Gross Beta

 

 

50

ESTETİK PARAMETRELER (mg/lt.)

 

 

 

Klorür,Cl

600

250

250

Renk (Birim)

20

15

15

Bakır,Cu

3

 

1

Deterjanlar

0,2

 

0,5

Demir,Fe

0,2

 

0,3

Mangan,Mn

0,05

0,5

0,05

Koku Eşik Değeri (Birim)

 

 

3

pH

6,5-9,2

6,5-8,8

6,5-8,5

Sülfat,SO4

250

250

250

TDS

1500

1000

500

Çinko,Zn

5

 

5

İLAVE PARAMETRELER (mg/lt.)

 

 

 

Kalsiyum,Ca

200

 

 

Sertlik,CaCO3

 

500

 

Magnezyum,Mg

50

 

 

Potasyum,K

12

 

 

Sodyum,Na

175

200

 

Bakiye Klor

0,1-0,5

5

 

Amonyum,NH4

0,05-0,5

1,5

 

 

 

iKİ REJENERASYON ARASINDA KULLANILAN SU MİKTARINA VE SERTLİĞİNE GÖRE BİR YUMUŞATMA SİSTEMİNİN TASARLANMASI VE REÇİNE MİKTARININ TESPİTİ İÇİN ÇİZELGE AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR hESAP yOLU İLE REÇİNE MİKTARININ HESABI İSE AŞAĞIDADIR.

Tuz Kabına Konacak Tuz Miktarı Hesabı Çizelgesi

1 lt. reçine için yaklaşık 200 gr tuzlu su eriği gerekir.

1 lbs'yi Kg'a çevirmek için 2,2'ye bölünüz

 

Mikrobiyolojik Arıtım

 

Suda bulunan  mikroorganizmaların DNA  yapılarının bozulması yolu ile zararsız hale getirilmesi işlemine Ultraviole ve suya klor dozajlama ile yapılan dezenfeksiyon işlemine ise mikrobiyolojik arıtım denir.

Sağlık açısından en etkili mikrobiyolojik arıtım, kullanımdan hemen sonra tatbik edilen ultraviole sistemidir.

ULTRAVİOLE CİHAZLARI :

Filtrelerin suyun içindeki mikropların giderilmesine fazla bir etkisi yoktur, hatta mikropların yetişip, çoğalmalarına yol açabilirler. Çünkü filtrelerin tuttukları organik maddeler mikroplar için besin kaynağı durumundadır. Suyun kullanıma gitmeden önce mutlaka ultraviyole ile dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Ultraviyole ile su dezenfeksiyonu ısı ve kimyasal madde kullanılmadan su içinde mevcut bakteri tipleri, virüsleri ve diğer tüm mikroorganizmaları yok etmekte, suyun tadında ve bileşiminde herhangi bir değişiklik meydana getirmemektedir.

UV’li  arıtıcıların tam bir başarı sağlayabilmesi için sistemden geçen suda 0,2 ppm den fazla manganez,0,125 ppm’den fazla hidrojen sülfit veya herhangibir  filtre edilebilir katı madde olmamalıdır. Ultrviole Lamba ışınları çıplak göz ve deride ciddi şekilde yanıklara neden olabilirler. Bunun için U.V  lambaları yerine yerleştimeden çalıştırmamalıdır. U. V  cihazları son kullanımdan hemen önce  giriş ve çıkışları doğru olarak monte edilmelidir. Bunun öncesinde de bir ön tortu filtresi konmasında da büyük fayda vardır.
Ultraviole  Lambalarının Değiştirilmesi  :
Lambaların genelde yaklaşık olarak 9000 saatlik ömürleri vardır. Değiştirilme işleminde takip edilecek  Sıra :
1- UV ana şalterini kapatın  2-Paslanmaz çelik başlığını çıkarın  3- Plastik lamba başlıklarını çıkarın. 4 Dikkatlice lamba elektrik bağlantılarını ayırıp lambayı quartz kılşıfından çıkarıp dışarı alın 5- Yeni lambayı ambalajından çıkarıp plastik uçlarından tutarak çıkarın 6- Yeni lambayı quartz kılıfının içine yerleştirin 7- Lambanın elektrik bağlantısını takıp, plastik kapağını kapatın  8- Ana anahtarı açın ve yeşil renkli ışığın  yandığını görün
Kuartz Kılıfın Değiştirilmesi :
1- Lambayı çıkarın  (Yukarıda anlatıldığı gibi) 2- Suyu kesin, hava çıkışını açıp,U.V nin basıncını düşürün  3-Kuartza ait plastik vidalı kapağı açın, lastik contasının düşmemesine dikkat ederek Yavaşca Kuartz kılıfını çıkarın 4- Kuvarts kılıfını tercihen asitli bir solusyon kullanarak  (sirke veya sitrik asit) bir bezle silin, kireç tabakası oluşmuşsa bir kireç sökücü ile temizleyin  5-Kuartz kılıfı tekrar yerleştirin.Tam ortlanamış olarak  olarak çelik kabın dibine oturduğundan emin olun  6- Plastik vidalı kapağı yavaş ve dikkatlice sıkın  7-  Hava su çıkışlasrını açıp kaçakları kontro edin  8-Lambayı yerleştirip elektrik bağlantısını takın .Plastik ve çelik kapaklarını  kapatın  9-UV’nin elektriğini açıp led lambasının Yeşil renkli  yandığını görün

SU TEST KİTLERİ : Sulardaki parametrelere pratik olarak bakmak için bazı temel testler  bu kitler vasıtasıyla yapılabilir.  çok net değerler vermemesine rağmen  fikir edinmek amacıyla sık kullanılmaktadırlar . Kağıtlı testler  suya daldırılır ve renk değişimi ile sertliği,   PH ‘ı ,klor durumu vs hakkında fikir edinilebilir.

Sertlik Test kitinin Kullanılması :
-Deney tüpünü suyla iyice çalkaladıktan sonra 5 ml gr çizgisine kadar suyla doldurun
-Deney tüpüne 2 damla indikatör (siyah renkli sıvı damlatın suyun içinde tamamen dağılıncaya kadar çalkalayın. Eğer solüsyon rengi hemen maviye dönerse suda sertlik yok demektir.Solüsyon kırmızı rengi alırsa  su sert demektir.  Bu durumda titrant sıvısından (renksiz sıvı) damlatmaya başlayıp damlaları saymaya başlayın  ve suyun rengi maviye  dönene kadar  damlatmaya devam edin ,her bir damla 1 F sertliğine eşittir (Bazan kite göre değişir bu Alman ya da ingiliz sertliğide olabilir sertlik kitinde yazar)
Klor Testinin Kullanılması :
- Deney tüpünü 5 ml gr çizgisine kadar doldurun
-Klor test sıvısından  6 damla damlatın
- Yaklaşık 5 dakika içind suyun sararması ve renginin koyulaşmasını  gördükten sonra elinizdeki test kartındaki renklerle karşılaştırp hangi renge uyuyorsa  klor değerini okuyun .
Demir Test Kitinin Kulllanılması :
- Deney tüpünü 5 ml gr çizgisine kadar doldurun
-Demir test sıvısından  6 damla damlatın
- Yaklaşık 5 dakika içinde suyun sararması ve renginin koyulaşmasını  gördükten sonra elinizdeki test kartındaki renklerle karşılaştırıp, hangi renge uyuyorsa  demirr değerini okuyun

 

Arıtmalı Sebil - Arıtmalı sebil Üniteleri, (Teknik Spektler, Filtre grubu diğer ekipmanlar)

Şebeke hattınıza bağlanarak şebeke suyunuzu içme suyu standartlarına getirip  soğuk su – sıcak su verebilen tamamen 304 kalite paslanmaz çelik su sebilimiz ofis ve iş yerlerinizdeki içme suyu masraflarını azaltmak, sağlıksız damacana  suyu kullanımının önüne geçerek size yüksek kalitede içme suyu sağlamak amacıyla hizmetinize sunulmuştur. Arıtmalı sebil teknik spektleri, filtre grubu ve diğer elemanları aşağıdadır.


DEİYONİZE SİSTEMLERİ (DEMİNERALİZASYON)


Deiyonizasyon (Demineralizasyon) ,  suyu saflaştırmak amacı ile su içerisinde çözünmüş halde bulunan iyonların, iyon değiştirme işlemi ile sudan uzaklaştırılmasıdır. Deiyonize sistemlerde su içerisinde bulunan iyonlar anyonik ve katyonik reçineler kullanılarak sudan uzaklaştırılır. Bu şekilde çok düşük iletkenlikte saf su elde edilir.
Deiyonize sistemler, anyonik ve katyonik reçinenin aynı tank içerisinde bulunduğu karışık yatak(mix-bed) veya anyonik ve katyonik reçinelerin ayrı tanklarda bulunduğu ayrık sistemler olarak da tasarlanmaktadır.
Katyonik reçine ile su içerisindeki pozitif yüklü iyonlar (katyon), anyonik reçine ile de negatif yüklü iyonlar iyon değiştirme yöntemi ile sudan uzaklaştırılırlar. Bu sırada H+ ve OH- iyonları suya geçer. Belli bir işletme süresinden sonra doygunluğa ulaşan anyonik ve katyonik reçineler hidroklorik asit ve kostik ile rejenere edilerek kapasitelerinin yenilenmesi sağlanır.
 Sistem iletkenlik kontrollü olarak tam otomatik çalışır. Sistem çıkışında okunan iletkenlik değeri set edilen değerin üzerine çıktığında rejenerasyon işlemi otomatik olarak başlar.
DEİYONİZE SİSTEMLER KULLANIM ALANLARI

  • İlaç sektörü,
  • Kozmetik sektörü,
  • Elektronik sektörü,
  • Matbaacılık,
  • Enerji santralleri gibi çok düşük iletkenlikte su ihtiyacı olan sektörlerde kullanılmaktadır.

 

 

Reverse Osmosis, Desalinizasyon

 

Klasik arıtım sistemlerinin yetersiz kaldığı sularda (deniz suyu, iletkenliği yüksek kuyu suları vb.) uygulanan, suyun içerisindeki istenmeyen tüm mineralleri sudan ayıran, membran flitrasyon işlemine REVERSE OSMOSIS sistemi denilmektedir. .

OZMOZ olayı doğada canlılar ve bitkiler üzerinde meydana gelen, su ile ilgili doğal bir olaydır. TERS OZMOZ ise, bir Membran Teknolojisi olup, Osmotik Basınç kullanılarak, mineralce zengin olan suyun, yarı geçirgen bir membran’ın diğer tarafına mineralleri azaltılmış olarak geçirilmesi işlemidir.
Suyun içerisinde bulunan birçok mineral, bakteri ve virüsler %99 saflığa kadar bu yöntem ile süzülebilmektedir. Ters Ozmoz’un başlıca kullanım yerleri arasında, Buhar Kazanları Besi suyu hazırlanması, Kaplamacılık, Eczacılık, Gıda ve Meşrubat Sanayi, İçme suyu Üretimi, Tıp’ da Hemodiyaliz Tedavisi Laboratuarlar, son yıllarda atık suların geri kazanılmasında arsenik giderimin de gündeme gelmiştir.
Deniz suyu TO sistemlerinde son yıllarda meydana gelen yeni buluşlar, işletme ekonomisinde büyük avantajlar sağlamıştır Önceki sistemlerde, bir ton tatlı su üretimi için yaklaşık 6 kw/h elektrik gideri varken, yeni bir buluş olan Enerji Geri kazanım (Pressure Exchanger) sistemi ile bu değer nerde ise yarı / yarıya 3 kw/h’e
düşürülmüştür.
ARSENİK GİDERİMİ
Son yıllarda, yer altı sularında meydana gelen Arsenik kirliliğinin artması, diğer taraftan insanlarüzerindeki kansorejen etkisinin ortaya çıkması gibi nedenlerle Uluslar arası standartlarda içme sularında bulunan Arsenik’in litrede 10 mikrogram’ın üzerinde olmaması istenmiştir. TO (Ters Ozmoz) teknolojisi ile diğer minerallerle birlikte Arsenik %99 ‘a kadar giderilebilmektedir.

İÇME SUYU ARITIMI

İçme suyu kalitesi uluslar arası standartlarla belirlenmiş ve bu standartlar bir çok ülke tarafından kabul edilmiştir.
Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) içme suyu standardında EPA’ da (Environmental Protection Agency of USA) olduğu gibi, müsaade edilen en yüksek TDS 500 ppm (mg/lt)’ dir. Tuzlu su arıtımı yapan bir RO sisteminde bu kalitenin elde edilebilmesi, giriş suyu ve buna göre seçilecek sistem şartlarına bağlıdır.
WQA ( Water Quality Association ) giriş sularını TDS değerlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflamaktadır.
Su Tipi TDS (mg/lt
Genel Kullanım suyu < 1000
Tuzlu Kuyu Suyu 1000 - 5000
Çok Tuzlu Kuyu suyu 5000 - 15000
Tuzlu Su 15000 - 30000
Deniz Suyu 30000 - 40000
Salamura 40000 – 300000 +
Deniz suları Atlantik Okyanusu TDS’ i 35.000 ölçülürken Kızıl Deniz’ de bu değer 50.000’ i bulmaktadır. Karadeniz TDS’i bu değerlerin çok altında olduğundan, zaman zaman İstanbul’a su temin eden baraj ve göller’ in bu suyla beslenmesi gündeme getirilmiştir. Daha önce belirtildiği gibi, bu tuzlulukda 55-70 bar arasında osmotik pompa basınçları gerekmektedir.

 

EVSEL TİP REVERSE OSMOZ ( EN KALİTELİ İÇME SUYU )

EN KALİTELİ İÇME SUYU TEMİNİ İÇİN TEZGAHALTI R.O. CİHAZLARIMIZ

Yukarıda görülen cihazlar sadece tek musluktan evlerde çok kaliteli ve sıhhı içme suyu temini için , altta  görülen ise büyük kapasiteler için üretilen ters osmos sistemlerimizi göstermektedir

Tezgah altı osmos Montaj Şeması

Reverse osmosis arıtma cihazlarının standar filtre sayısı  Beş filtrelidir.


Sıralaması ise  : 1. Beş mikron sediment filtre, 2. Aktif karbon filtre, 3. Bir mikron blok karbon filtre, 4. Membran filtre, 5. Pos karbon filtre ( Tatlandırıcı- Kokonat ).
 Şebeke suyu tds değeri 200 den fazla değilse; kaliteli bir su arıtma cihazındaki filtre değişim süresi; İlk üç fitre için 1 yıldır Membran ve tatlandırıcı fitreler için ise 2 yıldır. Yine de filtre değişim zamanı suyun tadının değişmesi ile de belirlenebir.


Reverse Osmosis Su Arıtma Cihazı Arızaları  ve Giderilmesi:


- Su arıtma musluğundan gelen su çok ince ip gibi akıyor (Çok az akıyor ) - Tank musluğu kontrol edilmeli kapalı olabilir ve sadece membran dan gelen suyu alıyor olabilirsiniz.
- Tank dolu ancak musluktan su gelmiyor veya az miktarda su alabiliyorum.
- Tank doluysa ve musluğu da açık pozisyonda ise Tanktaki basınç membranında bulunan hava kaçmış olabilir veya zar yırtılmış olabilir. Bunu anlamanın iki yolu vardır. Tankın hava giriş sibop kapağını açınız ve sibop iğnesine basarak kontrol ediniz eğer su geliyorsa sızıntısı varsa membran  yırtılmış demektir. Bu durum tank 5-6 senelik tanklarda olabilir. Su değil de tazyiksiz bir şekilde hava geliyorsa veya hiç hava gelmiyorsa tandaki hava bi şekilde boşalmış demektir. Tanktaki su tamamen boşaltıldıktan sonra Herhangi bir bisiklet yada araba pompasıyla 7 Psi hava basılabilir.
Tank çok geç doluyor.
1- Su giriş musluğu tam açık değildir. 2- Şebeke suyu basıncı çok düşüktür. 3- Membran filtre tıkanmıştır. 4 -Eğer cihazınız pompalı ise pompa kafası kireçlenmiş ve sisteme çok az su veriyor demektir. 5- Shut off görev yapmıyordur.
Arıtma cihazı kireci arındmıyor, çay demliyorum çaydanlığın dibi kireç tutuyor.
 - Her durumda membran filtre kireci alır. Eğer böyle bir problem varsa 1- mebran zarı yırtılmıştır. 2- Mebran filtre oringlerinden su kaçırıyordur. 3- Shut off arızalanmış olup atık suyu arınmış suya karıştırıyordur.
Arıtmadan gelen su kokuyor. 
- Su kesintilerinde tank vanasını kapatın ve su geldikten sonra da bir müddet açmayın (su kesilip tekrar geldiğinde borudaki kalan kirlilikte birlikte geliyor.)
5-10 gün evde yoksanız eve dönünce musluğu açın ve tankdataki suyu tamamen boşaltın. Nihayetinde tank demirden olup içi paslanmaya karşı sırlanmış olmakla beraber kauçuk basınç zarıylada temas ediyor ve kapalı yerde su kokuyor. İşte cihazda bulunan en son filtre (Tatlandırıcı ) Aslında hindistan cevizi kabuğundan elde edilmiş karbon filtredir ve amacı tanktan gelen sudaki kokuyu almaktır. İçtiğiniz su kokuyorsa filtre değişimi süresi geçmiş demektir eğer yeni değiştirdiyseniz;
 1- Tadlandırıc ı filtre ters takılmıştır. 2- Filtre karbon kalitesi düşüktür. 3 - Kullandığınız tank çok eskidir.
 - Tank dolu olmasına rağmen atık su kesilmiyor 24 saat akıyor.

Shut Off çalışmıyor.
 - Shut Off 'u degiştirdiler yinede görev yapmıyor. Girişi kapatmadığı için atık su akmaya devam ediyor.

Atık su ile arınmış suyu karıştırıyor
 - Şebeke suyu basıncı çok yüksektir. temiz su basıncı şebeke suyu yolunu kapamaya yetmiyordur. Şebekeden alınan su cihaza girmeden önce basınç düşürücü koymak lazım.
Atık su hortumundan çok fazla su atıyor. 
- Quick Flow (akım kısıtlayıcı) görev yapmıyor.Arıtma Sistemlerinde atık su miktarı arıtılmak istenen suyun değerleri normal ise oran 1 e 2 dir. Yani bir litre arınmış su alıyorsanız 2 litre atık su olur. ) Bu oran 5 e 10 gibi ya da daha yüksekse Flow arızası var demektir..

Endüstriyel Reverse Osmosis (Ters Osmos) Cihaları

images/ro.jpg

Sisteminin çalışma prensibi, cihaz üzerinde bulunan membranların gözeneklerinden, yüksek basınç altında geçirilmeye zorlanan suyun içerisindeki su molekülleri ve bazı inorganik moleküller bu membranlardan geçebilirken, suyun içerisindeki  çoğu madde geçemez ve konsantre su olarak dışarı atılır. Yapılan bu işlem diğer filtrasyon sistemlerne göre çok daha iyi kalitede su elde etmeye olanak verir.

 

Aşağıda küçük kapasiteli Bir Osmos un Parça Listesi Gösterlmiştir

 

YUKARI DA GÖSTERİLEN OSMOZ CİHAZININ ÇALIŞTIRILMASI ESNASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

REVERSE OSMOSİS CİHAZLARI ÇALIŞTIRIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

-Su Tesisi‘nin vardiya defteri tutulmalıdır. Günlük 3 vardiyayı kapsayan Su Arıtma Tesisi raporu her gün tanzim edilmelidir. Vardiya ekipleri bu defteri imzalayarak teslim almalı ve teslim etmelidir. Vardiya defterine tesisin işletmeye alınmasını takiben çizelgedeki değerler saat başı tespit edilip, kaydedilmelidir. Vardiya esnasında giderilemeyen arızalar vardiya defterine kaydedilip, ilgili teknik amirine bildirilmelidir.

-Tesisin işletilmesi sırasında giriş ham su kalitesinde meydana gelebilecek değişikliklerin, tesisin kapasitesine tesir edeceği ve Ters Ozmos performansını doğrudan etkileyeceği unutulmamalıdır. Bu nedenle tesisin giriş suyu kalitesi sürekli takip edilmelidir.

-RO Ünitesinin verimi su sıcaklığı ile doğrudan ilişkilidir. Giriş suyu sıcaklığı, dizayn sıcaklığının altına inmesi halinde RO Ünitesi verimi düşmektedir.

-RO ünitesi kartuş filtrelerinin giriş-çıkış basınçlarını sık sık kontrol ederek, basınç farkı 0.8bar‘a ulaştığında kartuş filtreleri yenileyiniz.

-Kış aylarında kostik depo tankının bulunduğu mahalde muhakkak surette ısıtma yapılmalı, kostik sıcaklığının 10 0C‘nin altına inmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Aksi halde kostik donacaktır.

-Pompalar kesinlikle kuru çalıştırılmamalıdır.

-Antiskalant dozajı RO Ünitesinin membranları açısından çok önemlidir. Bu nedenle sistem dizaynında antiskalant dozajı mevcut ise dozajı yapmadan kesinlikle çalıştırmayınız  Antiskalant  tankında, antiskalant  seviyesini ve dozaj pompasının emme ve basma yapıp yapmadığını sık sık kontrol ediniz.

-Tüm vanaların selenoid bobinlerini ve aktüatörlerini sık sık kontrol ediniz. Her hangi bir arızaya sebep vermeden gerekirse yenileyiniz.

-Sistemde ilk kurulum değerlerinin dışına çıkılması halinde (basınç, debi, iletkenlik, pH…) veya membran yıkama bölümünde bahsedilen şartlardan en az bir tanesi sağlanıyor ise membranların manuel durulamasını ve kimyasal yıkamasını yapınız.

-RO ünitelerine 20 gün ve daha uzun süreli duruşlarda %1-2‘lik SMBS‘li solüsyon hazırlayarak membranlara şarj ediniz,

-RO ünitesinde, membranların susuz kalmamasına dikkat ediniz. Bunun için 2 gün ve daha kısa süreli duruşlarda RO sistemini günde en az 1 kez ve 1 saat süreli devreye alınız.

-RO Ünitesi membran giriş basıncını sık sık kontrol ediniz. Basınç yükselmesi halinde nedenlerini araştırınız ve gerekli önlemleri alınız.

-RO Ünitesi ürün suyu iletkenliği ve atık su iletkenliklerini sık sık kontrol ediniz. İletkenlik değerlerinin yükselmesi halinde nedenlerini araştırınız gerekli önlemleri alınız.

-RO Ünitesi membranlarının ömrü normal şartlar altında asgari 3 yıldır. Membran verimlerinin düşmesi veya membranların tıkanması halinde kimyasal yıkamalara rağmen verim yükseltilemiyorsa veya membranlar açılmıyorsa membranları yenileyiniz.

-Tesisi oluşturan tüm aksamın ve elemanların, özellikle yaz aylarında direkt güneş ışınlarına maruz kalmasını önleyici tedbirler alınmalıdır. Kış aylarında tesis iç ortam sıcaklığı asgari 10°C olacak şekilde ısıtılmalıdır. Tesisin dışında kalan tüm aksamı (tanklar, boru devreleri, vanalar, enstrümanlar vb.) dış ortam koşullarına uygun olarak izole edilmelidir. Tesis herhangi bir nedenle durdurulacak ve ortam sıcaklığının 0‘ın altına düşme ihtimali var ise pompa ve boru devrelerinin boşaltılması, boş halde muhafaza edilmesi önerilir.

-Donmaya karşı; bekleyen RO ünitesinde düşük basınçta (2–3 bar) RO boru devresinde su sirküle edilmelidir.

-Çözelti hazırlanırken kimyasala su ilave edilmemelidir. Her zaman suya kimyasal ilave edilmelidir. Herhangi bir patlamaya veya benzeri tepkimelere sebebiyet vermemek için, kimyasal suya çok yavaş ve az miktarda ilave edilmelidir.
I
-RO Ünitesi ürün suyu debisi ile dreyn atık su debisini sık sık kontrol ediniz. Debilerde yükselme veya azalma halinde nedenlerini araştırınız ve gerekli önlemleri alınız.

-Sistemin klor ihtiva eden su ile çalıştırılması önlenmelidir. Klor konsantrasyonu kontrol sık sık edilmeli, klor değeri 0 ppm (sıfır) olmalıdır. Ham suda klor mevcut ise Aktif karbon filtrasyonu veya SBMS dozajı ile klorun membranlara ulaşması kesinlikle engellenmelidir.

-Kimyasal seviyeleri düzenli kontrol edilmeli, kimyasal tankı %20 seviyesine düşünce mutlaka ilgili kimyasal ilave edilmelidir. Sistemde kullanılan kimyasallar birbiri ile karıştırılmamalıdır. Zehirlenme riski olabilir.

 

-Maksimum çalışma basıncı maksimum 20 bar olup bu basınç değerinin üzerine çıkılmamalıdır.

-Sıcaklık değişimlerinden kaynaklanabilecek yoğuşmaya dikkat edilmelidir.

 

-Basıncı bilinmeyen yada basınçlı olan hiçbir hat yada ekipman sökülmemelidir.

-Sistem devrede iken sistem drenaj hattındaki globe vana asla kapatılmamalıdır.

-Sistemin elektrik beslemesi 3 faz 380V±10V olmalıdır. Gerilim değişiklikleri periyodik olarak kontrol edilmelidir. Faz değişimi ya da voltaj düşümü ile ilgili hususlara karşı gerekli önlem alınmalıdır.

-Yangın söndürme işlemi esnasında pano içerisine su atılmamalı ana enerji devresi kesilmeli, kuru tozlu yangın söndürücü kullanılmalıdır.

-Elektrik enerjisi olan ekipman ve enstrümanlar üzerinde çalışma yapmadan önce enerji kesilmeli ve kontrol kalemi veya avometre ile enerjinin gelmediği doğrulanmalıdır.

-Sistemi besleyecek elektrik hattı topraklı olmalıdır.

-Standart GARANTİ ŞARTLARI dikkatlice okunmalı ve belirtilen hususlara uyulmalıdır

Sistem devreye alınmadan tüm bağlantılar kontrol edilmelidir.

 

DEVREYE ALMA ÖNCESİ KONTROLLER

Elektrik montajı ve mekanik montajı tamamlanmış olan RO sistemi devreye almadan önce tüm sistemin kontrollerinin yapılması gerekmektedir. RO cihazını besleyecek olan ham suyun yapısına göre ön arıtma sistemi gerekebilir. Ön arıtmada filtrasyon yumuşatma sistemleri yer alabileceği gibi kimyasal dozaj yardımı ile suyun özelliği istenilen değerlere getirilebilmektedir. Ön arıtma sistemlerinde oluşabilecek problemlerin önceden giderilmesi sağlanarak ön arıtma sistemlerinin sorunsuz çalıştığından emin olunmalıdır.Devreye alma işleminden önce aşağıdaki kontroller devreye alacak personel tarafından yapılacaktır:

-Besleme hattına kullanılan borunun sistemin teknik özelliğine uygunluğu kontrol edilmelidir.
-Sistem devreye alınmadan önce gerekli sızdırmazlık testleri yapılmalıdır.
-Sistemde darbe oluşmaması için tesisat sisteminde gerekli önlemler alınmalıdır.
-Sistem enstrümanlarının elektrik ve mekanik testlerinin yapılması gereklidir.
-Kullanılan dozaj sistemlerinin sayısı, montajı ve aralarındaki bağlantının doğruluğu kontrol edilmelidir.
-Seviye swich‘inin elektrik bağlantıları kontrol edilmelidir.
-Montajı yapılan sensörlerin kablo bağlantısı ve analizör ilişkileri kontrol edilmelidir.
-Sistem girişindeki aktüatör/selenoid vanasının beslemesinin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.
-Kartuş filtredeki hava alma vanası ile manometre hortum bağlantısındaki hava alma vanası kontrol edilmelidir.
-Kartuş Filtre sistemindeki kartuşların sayısı ve uygunluğu kontrol edilmelidir.
-Alçak basınç-yüksek basınç swich‘i kablo bağlantısının ve set değerlerinin uygunluğu kontrol edilmelidir.
-Sistemdeki pompaların enerji beslemeleri kontrol edilmeli, doğru enerji beslemesi yapıldığından emin olunmalıdır.
-Sistemdeki membranların sayısı ve conta-adaptörleri kontrol edilmelidir.
-Membran kılıf kapak contaları, kapak adaptörleri ve ara bağlantıları kontrol edilmelidir.
-Tüm ön arıtma ünitelerinin uygun şekilde çalıştığı kontrol edilmelidir.
-RO ünitesine giren suda serbest klor, askıda katı madde ve bulanıklık olmadığından emin olunmalıdır. Bahsi geçen  parametreler ön arıtım ile giderilebilmektedir.
-Tüm manuel vanaların olması gereken konumda olduğu ve otomatik çalışan vanaların pozisyonları kontrol edilmelidir.
-Atık su hattındaki manuel vana tam olarak açılarak giriş suyu düşük basınçla cihaz beslenmeli ve sistemdeki hava dışarı atılmalıdır.
-Boru bağlantıları ve vanalar kontrol edilerek su kaçağı bulunan noktalarda kaçaklar giderilmelidir.
-Bütün kimyasal tanklarında solüsyonların dolu olduğu ve solüsyonların uzun süre beklemeden dolayı bozulmuş olmadığı kontrol edilmelidir.
-Kimyasal dozaj ünitelerinin çalışmaya hazır olduğu ve dozaj ayarlarının uygun şekilde yapılmış olduğu kontrol edilmeli, hava yapmış olan dozaj pompalarının havası alınmalıdır.

DEVREYE ALMA ADIMLARI
KONTROL UYARILARI
Sisteme yeterli debi ve basınçta su beslemesi sağlanır.
Sistemin giriş vanası açılır.
Sistemde bulunan analizörler kalibre edilir.
Atık su ayar vanası ve ürün suyu vanası tamamen açılır.
Kartuş filtre üzerindeki vanadan sistemde olabilecek hava dışarı atılır.
Pano içerisinden yüksek basınç pompası termiği açılır.(Pompanın çalışması engellenir.)
Sistem kontrol panosundan AUTO konumuna alınır. Sistemde herhangi bir alarm durumu yok ise RO ünitesi otomatik olarak devreye girer.
Bu sayede düşük basınçta hava sistemden atılmış olur.
Kontrol panosu üzerinden sistem AUTO durumundan OFF konumuna alınarak sistem durdurulur.
Kontrol panosu içerisinden yüksek basınç pompa termiği kapatılır.(Pompa çalışır duruma getirilir.)
Sistem AUTO durumuna alınır.
Yüksek basınç pompası sonrası glob vanası ve atık su hattı glob vanası yardımı ile debi ve basınçlar çalışma parametrelerini (debi, basınç) sağlayacak şekilde ayarlanır.
Basınç göstergeleri, debimetreler, sıcaklık ve basınç şalterlerinin enstrümantasyon ve diğer ekipmanların uygun şekilde çalıştıkları kontrol edilir.
Pompaya enerji gelip gelmediği kontrol edilmelidir.
Solüsyonun konsantrasyonunun doğru şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı kontrol edilmelidir.
Seviye swich alçak seviyede sinyal verip vermediği kontrol edilmelidir.
Sistem girişindeki iletkenlik kontrol edilmelidir.
Sistem girişindeki pH kontrol edilmelidir.
Sistem girişindeki klor miktarı kontrol edilmelidir.
Sistem giriş hattındaki aktüatörlü/selenoid vananın açma / kapama konumları izlenmeli ve zamanında açıp, kapattığından emin olunmalıdır.
Sistem giriş hattındaki aktüatörlü/selenoid vanaya hava / enerji gelip gelmediği hava hortumundan ve enerji kablosundan kontrol edilmelidir. Bu kontrol vana açma kapama yapmadığı zaman yapılmalıdır.


Bu sistemlerde suyun kimyasallar yardımı ile ön arıtımı gerçekleştirilmektedir Ön arıtımda kullanılan kimyasallar; Klor, SBS, Asit, Antiskalant ve gerekli görüldüğü durumlarda Biosittir. Kullanılan kimyasallardan asit yakıcı özellikte olup SBMS, Kostik, Antisklant ve Klor‘dan farklı olarak bu özelliğe dikkat edilmesi gerekmektedir.


-RO ünitesinde, membranların susuz kalmamasına dikkat ediniz. Bunun için 2 gün ve daha kısa süreli duruşlarda -RO sistemini günde en az 1 kez ve 1 saat süreli devreye alınız.
-RO Ünitesi membran giriş basıncını sık sık kontrol ediniz. Basınç yükselmesi halinde nedenlerini araştırınız ve    gerekli önlemleri alınız.
-RO Ünitesi ürün suyu iletkenliği ve atık su iletkenliklerini sık sık kontrol ediniz. İletkenlik değerlerinin yükselmesi halinde nedenlerini araştırınız gerekli önlemleri alınız.
-RO Ünitesi membranlarının ömrü normal şartlar altında asgari 3 yıldır. Membran verimlerinin düşmesi veya membranların tıkanması halinde kimyasal yıkamalara rağmen verim yükseltilemiyorsa veya membranlar açılmıyorsa membranları yenileyiniz.
Tesisi oluşturan tüm aksamın ve elemanların, özellikle yaz aylarında direkt güneş ışınlarına maruz kalmasını önleyici tedbirler alınmalıdır. Kış aylarında tesis iç ortam sıcaklığı asgari 10°C olacak şekilde ısıtılmalıdır. Tesisin dışında kalan tüm aksamı (tanklar, boru devreleri, vanalar, enstrümanlar vb.) dış ortam koşullarına uygun olarak izole edilmelidir. Tesis herhangi bir nedenle durdurulacak ve ortam sıcaklığının 0‘ın altına düşme ihtimali var ise pompa ve boru devrelerinin boşaltılması, boş halde muhafaza edilmesi önerilir. Donmaya karşı; bekleyen RO ünitesinde düşük basınçta (2–3 bar) RO boru devresinde su sirküle edilmelidir.

Çözelti hazırlanırken kimyasala su ilave edilmemelidir. Her zaman suya kimyasal ilave edilmelidir. Herhangi bir patlamaya veya benzeri tepkimelere sebebiyet vermemek için, kimyasal suya çok yavaş ve az miktarda ilave edilmelidir.

RO Ünitesi ürün suyu debisi ile dreyn atık su debisini sık sık kontrol ediniz. Debilerde yükselme veya azalma halinde nedenlerini araştırınız ve gerekli önlemleri alınız.

Sistemin klor ihtiva eden su ile çalıştırılması önlenmelidir. Klor konsantrasyonu kontrol sık sık edilmeli, klor değeri 0 ppm (sıfır) olmalıdır. Ham suda klor mevcut ise Aktif karbon filtrasyonu veya SBMS dozajı ile klorun membranlara ulaşması kesinlikle engellenmelidir.

Kimyasal seviyeleri düzenli kontrol edilmeli, kimyasal tankı %20 seviyesine düşünce mutlaka ilgili kimyasal ilave edilmelidir.
Sistemde kullanılan kimyasallar birbiri ile karıştırılmamalıdır. Zehirlenme riski olabilir.

Temizleme işleminde kullanılacak pompabasıncı 2 -2,5 bar arasında olmalıdır.

kullanılacak filtre de 10" ve 5 mikron 3 adet spun iltre yeterlidir.

Reverse Osmosis Membran Yıkama İşlemi :

- Cihaz üzerindeki atık su vanası açılır,üretim vanası kapatılır.Cihaza beslenen su direkt olarak atıktan drenaja verilir.

-Yıkama tankında hazır bulunan ısıtılmı 25-30 oC sıcaklıkta saf su paslanmaz pompa vasıtasıyla membranlara beslenir.Sadece su ile devri daim yaptırılır ve pompa kapatılır.

- Membran yıkama kimyasalı yıkama tankına dökülür

-Pompa çalıştırılarak yaklaşık 15-20 dakika devir ettirilir

- Pompa kapatılır 15-20 dakika dinlendirilir.

-Pompa tekrar çalıştırılıp, 15 dakika kadar tekrar devir daim ettirilir.

-Pompa kapatılıp 15 dakika beklenir.

-Tanktaki kirli su boşaltılır. Kirli filtre yenisi ile değiştirilir

-Tanka saf su doldurularak 5 dakika kadar sirküle ettirilir.

-Daha sonra atık hattı gidere bağlanır ve tanktaki su tamamen boşaltılır.

-Tank temiz su ile durulanır.

-Yıkama tankında ısıtılmış (25-30 oC sıcaklıkta) saf su paslanmaz pompa ile membranlara besleme yapılır.(5-10 dakika) sadece su ile pompa kapatılır.

-

Hemodializ Ters Osmos Arıtım Şeması

 

SU ARITIMDA DEGAZÖR SİSTEMLERİ


Degazör Sistemleri, su içerisindeki karbondioksit (CO2) ve hidrojen sülfür (H2S) gibi eriyik gazların giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Su içerisinde bulunan eriyik gazların giderimi için; su, Degazör’ün en üst kısmındaki dağıtım difüzöründen üniteye giriş yapar. Su, Degazör’ün üst kulesine doldurulmuş olan halkalarla temas ederek aşağı doğru süzülür. Aşağı doğru süzülür iken aşağıdan yukarıya Degazör fanının sağladığı hava verilerek suyun hava ile teması sağlanır. Hava suyun içerisindeki çözünmüş gazları bünyesine alır ve uçurur. Böylece ters akış prensibi ile suyun içerisindeki gazlar giderilmiş olur ve arıtılan su Degazör’ün alt kısmında depolanır.

 

OZMOZ SİSTEMİ DIŞINDAKİ DENİZ SUYUNDAN İÇME VE KULLANMA SUYU ELDE ETME YÖNTEMLERİ

Deniz Suyunun Tuzluluğu
Deniz suyunun tuzluluğunu oluşturan belli başlı erimiş tuzlar sırasıyla klor, sodyum, sülfatlar, magnezyum, kalsiyum, potasyum bikarbonat ve bromdur. Bilinen tüm elementler deniz suyunda mevcuttur.
İçindeki brom ve iyotların klor ile değiştirildiği 1 kg sudaki toplam klor, iyot ve bromun gram olarak miktarına tuzluluk denir ve aşağıdaki formülle hesaplanır

S = 0.03 + 1.805 Cl−
S : tuzluluk oranı (%)
Cl- : klor miktarı (gr)

Son zamanlarda daha pratik ve güvenilir olduğu için tuzluluk tayini elektriksel iletkenlik ölçümleriyle yapılmaktadır. Tuzluluk denizlerde genel olarak derinlikle artar. Bu artış miktarı büyük değildir. Yazın ise buharlaşma nedeniyle tuzluluk artışı yüzeye doğrudur. Okyanuslarda tuzluluk %3.4 - %3.8 arasındadır.

Deniz Suyunun Yoğunluğu
Yoğunluk, deniz suyunda tabakalaşmaya ve akıntıların oluşmasına etki eden önemli bir faktördür.
Denize genellikle dipten deşarj edilen atık suların yoğunluğu deniz suyuna göre daha düşük olduğundan yüzeye doğru yükselir ve deniz suyu ile karışarak seyrelirler. Bu arada mevcut tabakalaşmaya göre yüzeye çıkarlar yada belli bir derinlikte kalırlar. Deniz suyunun yoğunluğu; basınca, derinliğe, tuzluluğa ve su sıcaklığına bağlı olarak değişiklik gösterir ve 4°C’deki yoğunluğu 1000 kg/m3 olan saf sudan fazladır. Yoğunluk, tuzluluk ve sıcaklık değişimlerine bağlı olarak derinlikle değişir. Genellikle az yoğun bir üst tabaka ve tabanda yoğun bir alt tabaka mevcuttur. Bu iki tabaka arasında yoğunluğun derinliğe göre hızla değiştiği pinoklin tabaka yeralır.

Deniz Suyundan İçme ve Kullanma Suyu Elde Etme Teknikleri
TERMİK YÖNTEMLER (Damıtma - Kaynatma – Buharlaştırma)
MEKANİK YÖNTEMLER   (Ters Ozmoz – Elektrodiyaliz İyon Değişimi  - Kristalizasyon)

Tüm doğal sular belli konsantrasyon oranlarında özünmüş tuz içerirler. Doğal sulara ek olarak endüstride doğrudan kullanıma uygun olmayan tuzlu su üretir. İçerdikleri toplam çözünmüş madde konsantrasyonuna (TÇM) bağlı olarak sular sınıflandırılmaktadır. Buna göre; TÇM<1000 mg/l ise tatlı su, TÇM≈1000-35000 mg/l ise acı su (yer altı suyu), TÇM≈35000 mg/l ise deniz suyu olarak adlandırılır.
.
Termik Yöntemler
Deniz suyunun tuzunu giderme yöntemlerinde, günümüzde buharlaştırıcılı termik metotların çok büyük bir yeri ve önemi vardır. Bu yöntem üretilen suyun çok temiz ve kaliteli olmasını sağladığı gibi, tesisin tam otomatik ve durmadan işletilerek büyük miktarlarda taleplerin karşılanmasını mümkün kılmaktadır.
Buharlaştırıcılı damıtma tesislerinin büyüklüklerine göre günlük tatlı su üretimi 5000-50000 m3 olarak değişmektedir. Bunun yanı sıra tatlı su üretilirken 50-500 gr/m3 tuz üretimi de yapılabilmektedir. Bu özelliği, termik yollarla deniz suyundan içme ve kullanma suyu üretim teknolojisini, denizlere kıyısı olan veya su sıkıntısı çeken bölgeler için vazgeçilmez kılmaktadır. Üretilmiş olan tatlı su kondensatı ve tuzlu su konsantrasyonu sıcaklıklarının, sisteme giren henüz işlenmemiş ham deniz suyunun, ön ısıtılması işleminde kullanılması, ayrıca çok kademeli bir sistem olması sonucu ısıl verimin yüksekliği, “Brüde Kompresyonunun” bu sistem içinde mevcut bulunması, aynı zamanda ısıl enerjinin mevcut yapı içerisinde minimum kayıpla barındırılabilmesi olanağı, termik yollarla tatlı su üreten tesisleri enerji tasarrufu sağlama konusunda üstün duruma getirmektedir.

Elektrodiyaliz Yöntemi
Elektrodiyaliz, elektrik alanı kullanılarak, seçilmiş iyon zarlarıyla eriyikten elektriksel olarak yüklenmiş taneciklerin ayrılması işlemidir. Elektrodiyalizin esası şematik olarak Şekil 6’da gösterilmektedir.
Bir elektrodiyaliz ünitesi, bir anot ve bir katot arasında, anyon değişimi ve katyon değişimini sağlayan zarların sıralanmasıyla meydana gelmektedir. Katyon zarları sadece pozitif yüklenmiş iyonların difüzyonuna, anyon zarları ise negatif yüklenmiş iyonların geçişine izin vermektedir. Uygulanan elektrik alanı sayesinde, sodyum iyonları katyon geçirgen membranın bir tarafından diğer tarafına geçer ve beslemesuyu bölümünü terk ederler. Klorür iyonları diğer yönde anoda doğru hareket ederler ve besleme suyundan benzer şekilde ayrılırlar.

İyon Değişimi Yöntemi
İyon değiştiriciler, değişim süresince çözeltilerden iyonları alıp aynı miktarda başka iyonları çözeltiye veren sistem parçalarıdır. Bu değişim, sadece aynı yüklü iyonlar arasında gerçekleşebilir. Bu sebeple katyon değiştiriciler sadece katyon, anyon değiştiriciler sadece anyon değiştirebilirler. İyon değiştiriciler ve değişim olgusu prensipte modern teknolojinin bir buluşu değil, aksine doğada kendini gösteren bir döngüdür. Bitkilerin özümleme yapma özellikleri ile topraktaki tuzun oluşumu iyon değişimi olayına örnek olarak verilebilir). İyon değişimi, arıtılması istenen işlenecek suyun içi reçine dolu bir sütundan geçirilmesi ile gerçekleşir. Bu yöntem, içme suyu elde edilmesinde bir çok ülkede yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüzdeki iyon değiştiricileri sayesinde, sertlik, tuz miktarı, nitrat, sülfat, organik madde,
ağır metal oranları büyük kolaylıkla ayarlanabilmektedir. Tablo III’de anyon ve katyon değiştiricilerdeki reaksiyonlar görülmektedir.
Bu yöntemin uygulamaya geçtiği ilk zamanlarda iyon değiştiricisi olarak silikat doğal ürünleri kullanılmıştır.Daha sonra sentetik maddeler kullanılmaya başlanmış ve iyon değiştirici sistemlerde oldukça başarılı sayılabilecek teknolojik gelişmeler yaşanmıştır. Bugün kullanılan iyon değiştiricilerin ana maddesi polistirol ve poliakrilit yani polimerizasyon maddeleridir. Bu maddeler kompakt ve yüksek sıcaklıklarda  şekil bozulmasına karşı dayanıklı bir yapıya sahiptirler.

      SU  ARITMA SİSTEMİ İLE İLGİLİ SORULAR

       Tatlı su ve acı su ne demektir?
Toplam Çözünmüş Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Çünkü, tabiatta sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları açısından farklılıklar gösterirler. 1000 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı Su" kaynakları için üst limittir. 1000 - 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular genel olarak "Acı Su" olarak tabir edilirken 5000-15.000 mg/lt TDS’ye sahip sular “Çok Acı Su” ve daha yüksek konsantrasyonlarda TDS içeren sular "Tuzlu Su" olarak tanımlanır. Sularda yüksek oranda TDS bulunması (>1000 mg/Lt) hemen her kullanım amacı için suda iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip bir suyun endüstriyel veya sosyal amaçlı su temininde, kısıtlı amaçlar haricinde kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta kullanılması mümkün değildir.
    Yüzey kaynaklı sular ile yeraltı suları arasında ne gibi farklar mevcuttur?
Tatlı sular, dere, göl, keson kuyular gibi yüzeysel su kaynaklarından ve yeraltı akiferlerinden temin edilir. Yüzeysel su kaynakları, yüzeye yakın olması nedeniyle genel olarak, derin kuyu sularına göre daha bulanık ve tortuludur. Yeraltı suları ise, kuyunun çekiş yaptığı yeraltı katmanlarına bağlı olarak, daha az bulanıklık ve tortu içermesine rağmen çözünmüş madde konsantrasyonu açısından daha zengindir. Genelde, yeraltı suları, kalite olarak yüzeysel su kaynaklarına göre daha yüksek vasıftadır. Yeraltı katmanları arasındaki süzülme esnasında yüksek miktarda katı madde, çözünmüş formda yeraltı suyuna karışır. Yeraltı sularının mineral konsantrasyonu açısından zengin olma sebebi de budur.
        Suyu ne derece arıtmak doğrudur?
Kullanım amacının gerektirdiğinden daha kaliteli bir su temin etmek, yatırımın maliyetini gereksiz artırmakla eşanlamlıdır. Aynı zamanda en ucuz sistemin seçilmesi de boşa yatırım yapılması anlamına da gelebilmektedir. Bundan dolayı, su arıtma sistemlerine ilişkin yatırıma girmeden önce biraz zaman ayırıp detaylı inceleme ve tetkiklerde bulunmak ve amaca uygun sistemin seçimini sağlamak çok önemlidir. Bu yapılmadığı takdirde, standartlara göre teklif veren firmaların tekliflerinin ilk aşamada elenmesi kaçınılmaz olacaktır. Bununla birlikte, tüketici de işe yaramayan bir sistem satın almış olacaktır.
         Suyu içme suyu olarak kullanmayacağız, buna rağmen suyun arıtılması gerekli midir?
Musluklardan akan su, belki doğrudan içilmeyebilir, ancak dolaylı yollardan insan vücuduna girebilmektedir. Sebze-meyve yıkama, diş fırçalama ve vücut temizliğinde kullanılan suyun hijyenik olması önemlidir. Bunun dışında bina tesisatının ve evlerdeki cihazların korunması için suyun arıtılması gereklidir.        
         Her tür su arıtılarak içilir hale gelebilir mi?
Evet, ancak farklı karakterdeki sulara farklı arıtma prosesleri uygulanacaktır. Günümüz teknolojisi ile sadece tatlı su kaynaklarının değil, deniz suyu ve hatta atıksu kaynaklarının içme suyu haline getirilmesi mümkün olabilmektedir.
         Arıtma sistemleri nereden alınmalıdır?
Su arıtma sistemleri konusunun uzmanı olan insanları barındıran ve müşteriye satış öncesinde olduğu gibi satış sonrasında da destek verebilecek firmalardan alınmalıdır. Ucuz sistemler değil işe yarayacak sistemler, pahalı sistemler değil, ihtiyacı karşılayacak sistemler seçilmelidir.
         Suyun analizi yapılmalı mıdır? Su analizlerini nerede yaptırabilirim?
Sistem seçiminin doğru olması için mutlaka ham su analizinin yaptırılması gerekir. Hıfzısıhha Enstitüsü, Üniversiteler ve Özel Laborauarlarda su analizi yaptırmak mümkündür.
         Suda hangi analizler yapılmalıdır?
Evsel amaçlı kullanımlarda, su kaynağı hakkında genel bir fikir edinebilmek için

  • Ph,
  • İletkenlik,
  • TDS
  • Tortu,
  • Renk,
  • Bulanıklılık,
  • Toplam sertlik,
  • Klorür,
  • Nitrit,
  • Amonyak,
  • Nitrat,
  • Demir,
  • Mangan,
  • Alkalinite,
  • Toplam bakteri,
  • Koliform bakteri

gibi parametrelerin incelenmesi yeterlidir.
 Endüstriyel proses suyu hazırlama sistemlerinde ise, daha detaylı katyon ve anyon dengesini ortaya koyan analizlerin yapılması gereklidir. Ham su kaynağı olarak kuyu suları ve yüzey su kaynaklarının kullanıldığı durumlarda bu parametrelerin mevsimlere göre değişkenliği de incelenmelidir.

Katyonlar

Anyonlar

  • Kalsiyum
  • Bikarbonat
  • Magnezyum
  • Klorür
  • Sodyum
  • Sülfat
  • Potasyum
  • Nitrat
  • Demir
  • Florür
  • Mangan
  • Fosfat
  • Amonyum
  • Silika
  • Baryum

 

  • Stronsiyum

 

          Tortu filtrasyonu nasıl yapılır?
Genelde görünümü bulanık ve dibinde çökelti bırakan sular, tortulu olarak değerlendirilir. Tortu, suyun kullanım amacı her ne olursa olsun, tolere edilmesi pek mümkün olmayan bir parametredir.
 Tortunun çeşitli şekillerde giderilmesi mümkündür. Multimedya filtreler, kartuş filtreler, siklon tip seperatör filtreler, elek filtreler ve diskli filtreler bu amaca hizmet eden sistemlerden bazılarıdır. Multimedya filtreler dışındaki tüm sistemler sadece boyut filtrasyonu sağlarken, multimedya filtreler ile bulanıklılık ta giderilebilmektedir.
         Aktif karbon nedir? Nasıl bir arıtma sağlar?
Aktif karbonun yaygın uygulama alanı, suyun içinde mevcut organik madde ve klor giderimidir. Aktif karbon malzeme, çok geniş yüzey alanına (1000-1500 m2/gr) sahip oldukça porozif bir malzemedir. Organik kirliliğin olduğu sularda ve klor giderme amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.
 Aktif karbon ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir konu, bu maddenin çeşitli türevlerinin bakteri üremesi için uygun ortam oluşturabilmesidir. Bu gibi durumlarda bakteri kaçağı oluşumu mümkündür. Bu sebeple aktif karbonun öncesinde ve sonrasında suyun dezenfekte edilmesi önemlidir.
         Suyun dezenfeksiyonu nasıl yapılır?
Suyun içindeki mikroorganizmal yaşamın kontrolü amacıyla suyun dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminin, bir çok şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Ancak, en yaygın olarak klorlama ve ultraviyole dezenfeksiyon sistemleri kullanılmaktadır. Gıda sanayinde ise ozonizasyon tercih edilen bir yöntemdir.
 Klor, eskiden beri en yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın kullanımında klorun ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanısıra, kalıcı etkiye sahip olması da önemli bir etkendir. Klor, suya karıştırıldığı anda, suyun içindeki bazı organik maddeler ve ağır metallerle reaksiyona geçer. Tüm reaksiyonlar sonrasında 0,1-0,2 mg/l serbest bakiye klorun suda bırakılması, nihai kullanım noktasına kadar mikroorganizmal üremeyi önleyecektir. Ancak yapılan klorlama işlemi sonrasında, serbest bakiye klorun aktif karbon veya sodyum metabisülfit dozlanarak sudan alınması, arıtma sistemi sonrasında suyu mikroorganizmal kirlenmeye açık hale getirecektir.
 Suyun dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan bir diğer yöntem ise, Ultraviyole Dezenfeksiyondur. Bu yöntemde, dalgaboyu 254.7 nanometre olan ultraviyole ışınımı kullanılır. Bu ışınım, suyun içindeki mikroorganizmaların, DNA yapısında bozulmaya sebep olup, üremeyi engeller. Ultraviyole sistemler, dezenfeksiyon amacıyla, oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. UV sistemleri ile dezenfekte edilen sular, atmosfere açık bir şekilde depolanmamalı ve bekletmeden kullanılmalıdır. Ayrıca, voltaj düşümleri veya elektrik kesintileri UV dezenfeksiyon cihazlarının çalışmasına olumsuz etkisinin olduğu bilinmektedir. Sadece elektrik gerilimindeki salınımlar, UV sistemin etkinliğini %30’lar mertebesinde düşürebilmektedir. Ultraviyole sistemlerin,  tortulu ve bulanık olan sularda kullanılması durumunda, suyun UV ünite öncesinde hassas partikül tutma kabiliyetine sahip tortu filtrelerinden geçirilerek bulanıklılığının giderilmesi şarttır. Zira, mikroorganizmalar, büyük partiküllerin ışınımı engellemesi sonucu, UV üniteden canlı çıkabilmektedir. UV ünitelerin ayrıca peryodik bakımı önemlidir. Senede bir kere UV lamba değişimi ve ham su kalitesine bağlı olarak, peryodik olarak kuvars cam temizliğinin yapılması çok önemlidir. Bu temizliğin yapılmaması, UV ışınım etkinliğini azaltacaktır.
         Ozonizasyon nedir?
Klorlama yerine kullanılabilen ve klorlamadan çok daha etkili bir dezenfeksiyon yöntemidir. Ancak yerinde üretilmesi ve pahalı bir yöntem olması kullanımını sınırlandırmaktadır.
         Arıtma sistemi seçiminde nelere dikkat edilmelidir?
Sadece yatırım maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çoğu zaman yanlış sonuçlar verebilmektedir. Ama bu, en pahalı sistem en iyisi anlamına gelmemektedir. Sistem ve teklif değerlendirmesinde istenen sonuç için optimum şartları sağlayan dizayn seçilmelidir. Optimum şartların sağlanması ise aşağıdaki unsurlara bağlıdır.
     Seçilen su arıtma üniteleri, temin edilen çıkış suyu nihai kullanım amacına uygun olmalıdır. Kullanım amacının dışına çıkan her ünite, gereksiz yatırım ve işletme maliyeti anlamına gelir.
     Ünitelerin seçimi esnasında hidrolik kapasite değil, arıtma kapasiteleri gözönünde bulundurulmalıdır. Arıtma kapasitesine göre seçilmeyen bir ünite istenen verimi sağlamayacaktır.
    Sistem dizayn edilmeden önce detaylı bir ham su analizinin yapılmalıdır. Suyun içindeki kirletici parametrelerin ölçümü sistem dizaynında vazgeçilmez bir unsurdur.
         Sert su nedir?
Suyun sertliği, evsel, ticari ve endüstriyel kullanımlarda en çok rastlanan problemdir. Suyun sertlik sınıflaması şu şekilde verilebilir.

Çok yumuşak

0-2 Fr

Yumuşak

2-6 Fr

Orta sert

6-12 Fr

Sert

12-18 Fr

Çok sert

>18 Fr

        Fr (Fransız sertliği) ne demektir?
Fransız sertliği (Fr), Alman sertlik birimi (dH) ve mg/lt CaCO3 eşdeğeri ülkemizde yaygın olarak sertlik sınıflandırmasında kullanılan birimlerdir. Suyun içindeki sertlik iyonlarının konsantrasyonunu tanımlamada kullanılır. 1 Fr derecesi 10 mg/lt CaCO3 ve 1 dH=1,78 Fr sertliğine eşittir.

        Sert su kullanımı ne gibi problemlere sebep olur?
Sert suyun zararları
·         Sert su ile evsel kullanımlarda daha fazla sabun ve temizlik ürünü kullanılır.
·         Sert su değdiği her noktada temizlenmesi çok zor olan sabun çökeleklerine neden olur.
·         Sudaki sertlik zamanla kendiliğinden veya su ısıtıldığında hızla çözünürlüğünü kaybeder ve geçtiği yüzeylere yapışmaya başlar. Su borularının içi hızla dolar, su basıncı ve akışı azalır.
·         Suyun ısıtıldığı yüzeylerde daha da artan kireçlenme, yalıtkanlığa sebep olur ve elektrik tüketimini artırır. Kalorifer tesisatındaki kireçlenme yakıt tüketiminin artmasına sebep olur.
·         Sabun çökeleği banyo veya duş sonrasında insan derisine yapışır. Deri gözeneklerini tıkar ve saç tellerini kaplayarak sertleştirir. Deriye yapışan bu kütle, bakteri üremesi için elverişli bir ortam yaratır.
·         Sertlik mineralleri yemeklerde istenmeyen bir tat verir. Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur.

        Su, sert ise yumuşatmak için ne yapılabilir?
Suyu yumuşatmanın en pratik yolu iyon değiştirici reçine kullanmaktır. İyon değiştirici reçineli sistemler genelde sodyum iyonları ile sertlik iyonlarını yer değiştirterek çalışırlar. Proses esnasında su reçine tanecikleri arasından süzülerek geçer. Reçine tanecikleri üzerindeki elektrik yükü sodyum iyonlarını reçine taneciği üzerinde tutar. Ancak, reçine taneciklerinin aynı zamanda sertlik minerallerini tutma kabiliyeti de vardır. Reçine taneciklerinin sertlik minerallerini tutma kabiliyeti sodyum iyonlarını tutma kabiliyetine göre daha fazladır. Bu şekilde iyon değişimi gerçekleşir.
 Belli miktarda sert su reçine yatağından geçtikten sonra, reçine tanecikleri tamamıyla, sertlik mineralleriyle kaplanır. Bu durumda sertlik minerallerinin tutulması son bulur. Sertlik iyonlarının tekrar tutulabilmesi için reçine taneciklerinin sertlik minerallerinden kurtarılarak tekrar sodyum taneciklerinin bağlanması gereklidir. Bu işleme ‘rejenerasyon’ adı verilir. Rejenerasyon esnasında önceden hazırlanmış olan tuzlu su çözeltisi reçine tankına verilir ve reçine sodyuma doyurulur. Reçine tankında biriken yüksek konsantrasyondaki sodyum iyonları, sertlik iyonlarını reçine taneciklerinden ayırır. Reçine daha sonra temiz su ile durulanarak tuz ve sertlik mineralleri tanktan atılır. Reçine tankı tekrar sertlik iyonlarını tutmaya hazır durumdadır.
         Yumuşak su ile yıkanırken deri üzerindeki kayganlığa ne sebep olur?
Sertlik minerallerinin sudan alınması sabunun köpürmesini ve temizlik yapmasını kolaylaştırır. Yumuşak su ile banyo yapılırken, sabun çökeleği oluşumu yoktur. Deri üzerindeki kayganlık ise, doğal ve deri için faydalı olan insan derisi yağıdır.
          Yumuşatılmış su daha berrak buz yapar mı?
Yumuşak suda bulunmayan sertlik minerallerinin buzun kalitesi ile ilgisi yoktur. Buzun kalitesi doğrudan suyun içindeki çözünmüş iyonlarla ilgilidir. Buz yapmada en kaliteli su ters osmos ürün suyudur. Diğer arıtma sistemleri ancak buz yapımında kısmi iyileştirme sağlar. Kaliteli buzun yapılabileceği suyun maksimum TDS’i, 150 mg/lt olmalıdır.
         Yumuşatılmış suyun içindeki sodyumun sağlığa zararı var mıdır?
Normal sağlıklı insanlar için problem yoktur. Ancak, sodyum kısıtlamalı diyetli hastalarda dikkat edilmesi gereklidir. Ham su sertliği 30 Fr üstünde olan suların yumuşatılması sonucu elde edilen suyun içindeki sodyum konsantrasyonu içme suyu standartlarında izin verilen limit konsantrasyon olan 175 mg/lt değerini aşmaktadır.
         Doğal yumuşak su ile yapay yumuşatılmış su arasında ne  fark vardır?
Doğal yumuşak sular genel olarak asidik yapıya sahiptir ve çok az çözünmüş mineral içerir. Bu da suyu korozif yapar. Yumuşatıcılar vasıtası ile yumuşatılmış sular ise, bazik karakterde olup, orta derecede çözünmüş mineral içerir. Bu tip suların, önemli bir korozif etkisi yoktur.
         Yumuşatılmış su ile bahçe sulamak doğru mudur?
Ham su sertliği 30 Fr üzerinde olan suların yumuşatıldıktan sonra bahçe sulamada kullanımı sakıncalıdır. Çünkü su sertliği yükseldikçe suya verilen sodyum miktarı da artmaktadır. Sodyum ise, bitki ve otların sulama suyunda bulunması sakıncalı olan bir parametredir. Sodyum açısından zengin sularla sulanan otlar sarımsı renkte olur.
         Her türlü su kaynağı sulamada kullanılabilir mi?
Sulama amaçlı kullanılan suların TDS değerinin yüksek olmaması istenir. Hassas bitkilerin sulamasında 500 mg/Lt TDS, üst limittir. 1000 - 2000 mg/Lt TDS içeren suların ise hassas olmayan bitkilerin sulanmasında kontrollü olarak kullanımına izin verilebilmektedir. TDS açısından fazla zengin sularla sulanan toprak zaman içinde üzerinde bitki yeşermez duruma gelir.
         Ters osmos nedir?
Ters osmos, suyun içindeki istenmeyen tüm mineralleri sudan ayıran ve saf demineralize su teminine yönelik olarak kullanılan çapraz akışlı membran filtrasyon prosesinin genel adıdır.
         Ters osmos sistemler içme suyu üretiminde kullanılabilir mi?
Ters ozmos teknolojisi, sanayide demineralize proses suyu hazırlama amacıyla kullanıldığı gibi, meşrubat ve şişelenmiş içme suyu üretiminde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.
         Ters osmos sistemde tutulan minerallere insan vücudunun ihtiyacı yok mu?
İnsan vücudunun bazı minerallere ve vitaminlere olan ihtiyacı doğrudur. Ancak, bu minerallerin istenen seviyede alınması için en doğru yol iyi ayarlanmış bir diyettir. Sözkonusu faydalı mineraller suda o kadar az miktarlarda mevcuttur ki, bir insanın günlük mineral ihtiyacını ne kadar çok su içerse içsin karşılayabilmesi mümkün değildir. Yapılan hesaplara göre bir insanın günlük mineral ihtiyacını içtiği sudan karşılayabilmesi için 250-300 Lt su içmesi gerekir.

Dolamit Filtre Ne İşe Yarar? : Özellikle ters Ozmos uygulaması sonrası, Ürün suyunun mineral ve PH dengesini sağlayan mineraldir.

        Lavabo ve tuvaletlerdeki kırmızı lekeler neden kaynaklanır ve nasıl giderilir?
Kırmızı lekeler suyun içindeki demiri gösterir. Suda demir çok çeşitli şekillerde bulunabilir. Giderilmesi ancak oksidasyon işlemi ardından çöktürme ya da filtrasyon ile mümkündür. Çözünmüş demir aynı zamanda yumuşatma reçinesi ile de giderilebilir.
         Lavabo ve tuvaletlerdeki mavi-yeşil renk neden kaynaklanır ve nasıl giderilir?
Mavi-yeşil renkli lekeler suda bakır olduğunu gösterir. Su yumuşatma reçinesi ile giderimi mümkündür.
         Suda kurşun ne anlama gelir?
Kurşun insan sağlığı için ciddi bir risktir. Suya kurşun kurşunlu borulardan ve contalardan karışabilir. Kurşun insanlarda, hipertansiyon, duyma zorluğu, anemi, böbrek hastalığı ve zeka geriliği yapar. Kurşunun sudan giderilmesi ancak ters osmos ünite veya iyon değiştirme yöntemi ile mümkündür. 

Atık Su Arıtım Tesisleri

 

 

·  Oteller, siteler, okullar askeri birlikler vs. yerleşimlerden kaynaklanan evsel atıksuyun arıtımı

·  Geçici yerleşim alanlarından kaynaklanan atıksuyun arıtımı

·  Endüstriyel atıksuların doğrudan veya kimyasal arıtma sonrası biyolojik arıtımı

·  Evsel atıksulardan sulama suyu elde edilmesi.

·  Evsel ve endüstriyel atık suların farklı amaçlar için geri kazanımı.

Proses açıklaması:
Sürekli giriş - kesikli çıkış prensibine göre çalışan aktif çamur prosesinde havalandırma ve çökeltme prosesleri aynı tank içinde, periyodik olarak havalandırma işleminin durdurulması ile gerçekleştirilir. Havalandırma işlemi sırasında bakteriler biyokimyasal etkinlikleri ile atık su içindeki kirlilik oluşturan askıda ve çözünmüş haldeki organik maddeleri parçalayıp oksitleyerek giderir. Bu amaçla gerekli oksijen ve tam karışımlı ortam blower (hava üfleyiciler) tarafından sağlanır.

Havalandırma işleminin durdurulması ile aynı hacim içinde bu kez çökelme başlar. Bu işlem sırasında biyolojik olarak arıtılmış atık su aktif çamurundan ayrıştırılır. Ayrışma sonrasında arıtılmış atık su boşaltma pompasıyla deşarj edilir. Deşarj hattı üzerine sıvı klor enjekte edilerek arıtılmış suyun dezenfeksiyonu sağlanır. Arıtılmış su bu haliyle veya ileri arıtımdan geçirilerek bahçe sulama amacıyla kullanılabilir. Atık sudaki organik maddelerle beslenip çoğalan aktif çamurun ihtiyaç fazlası olan kısmı aktif çamur prosesinde çok azdır. Tamamen gübre niteliğindeki bu çamur yılda birkaç kere üniteden vidanjör yardımıyla alınarak uzaklaştırılır.

Atıksu arıtma ünitesinin operasyon safhaları otomasyon ünitesi ile yönetilir.Otomasyon ünitesi atıksu debisindeki dalgalanmalara karşı çıkış suyu kalitesinin sürekliliğini güvence altına alır. Tesisin operasyonları Otomasyon ünitesinin programlanabilme özelliği sayesinde istendiğinde teknik servis veya kullanıcı tarafından kolaylıkla değiştirilebilir. Ünitedeki tüm ekipman otomasyon panosundan kontrol edilerek manuel olarak da devreye girip çıkabilir.Otomasyon üzerinde yer alan elektrikli ekipmanın çalışma/arıza uyarıları ile kullanıcı arızalardan haberdar olur.Otomasyon sistemi atıksuyun en verimli ve ekonomik şekilde arıtarak uzun vadede kazanç sağlar.

Geri kazanım :
Atıksu arıtma tesisinin arıttığı su sulama amaçlı kullanılabileceği gibi ek aksesuarlar ve ileri biyolojik arıtma süreçleri eklenerek yüksek kaliteli sulama suyu da elde edilebilir. Atıksu sulama dışındaki farklı kullanımlara uygun şekilde de geri kazanılabilir.

Enerji Tasarrufu :
Opsiyonel aksesuarlar arasında sunulan ve otomasyon ünitesi ile entegre çalışabilen enerji tasarrufu ekipmanları uzun vadede tesisinizi çok daha ekonomik işletmenizi sağlar.

Konfor ve kullanım kolaylığı :
Atıksu arıtma tesisi ses Seviyesi çok düşüktür Özellikle sitelerde yakınındaki evler için sıkıntı yaratmaz. Koku ve sinek oluşturmaz. Çok az bakım gerektirdiği için işletme personeli ihtiyacı çok düşüktür

ATIK SU ARITMA SİSTEM GENEL PRENSİBİ VE SİSTEM ŞEMASI

Evsel biyolojik atıksular terfi (dengeleme) havuzuna sepet tip ızgaradan geçerek iletilir. Izgarada, büyük çaptaki katı maddeler atıksudan uzaklaştırılması sağlanır ve böylece atıksuyun kirlilik yükleri, katı maddelerin pompalara zarar vermesi önlenmesi sağlanır. Atıksu terfi havuzunda optimum şartlarda ve sürede bekler ve seviye kontrollü çalışan dalgıç tip terfi pompası yardımı ile biyolojik arıtma sisteme aktarılır.
Biyolojik arıtma ünitesi olan havalandırma havuzunda havalandırma sonucu, organik maddelerin askıda büyüyen mikroorganizmalar tarafından parçalanması olayı gerçekleşir. Askıda büyüyen mikroorganizmalar suyun içerisinde bulunan organik maddeleri parçalayarak H2O ve CO2’e çevirirler. Sistemdeki havalandırma havuzu tam karışımlı rejime göre çalışır ve havalandırma işlemi, blowerdan temin edilen havayı ince kabarcıklar şeklinde atıksuya ileten difüzörlerle sağlanır.
Sürekli çalışan sistemlerde havalandırma havuzundan cazibe ile su çöktürme havuzuna alınır. Kesikli sistemlerde havalandırma ve çöktürme aynı tanklarda gerçekleşir. Havalandırma havuzunda oluşan biyolojik yumakların bu havuzda çöktürülerek sudan ayrılması temin edilir. Aktif çamur çökelmesi havuzun üst yüzeyinde serbest çökelme, biraz altında engellenmiş (ara kesitli) çökelme ve havuz tabanında sıkışmalı çökelme şeklinde olur. Uzun havalandırmalı aktif çamur sistemlerinde havalandırma havuzunda gereken arıtma veriminin sağlanması amacıyla havuz içerisinde faaliyet gösteren mikroorganizma sayısını (MLSS) sabit bir değerde tutmak gerekmektedir. Bunu sağlamak amacıyla çöktürme havuzu tabanında çökelen çamur geri devredilir. Kesikli sistemlerde çamur geri devrine gerek yoktur. Periyodik aralıklarla çamur uzaklaştırılması sağlanır. 
Uzun havalandırmalı aktif çamur sistemlerinde çökeltme havuzundan arıtılmış su dezenfekte edilmek üzere boruda klorlama (dezenfeksiyon) yapılır. Atıksu arıtma tesisinde dezenfektan olarak %10-15'lik Sodyum Hipoklorit çözeltisi kullanılır. Klorlanan arıtılmış su alıcı (kanal,dere,deniz,kurudere yatağı vb.) ortama deşarj edilebilecektir.
İsteğe göre ilave filtrasyon seçenekleri ile birlikte arıtılmış suyun geri kazanımı mümkün olabilir. Geri kazanılan su ilgili mevzuatlar çerçevesinde analizler neticesinde yeşil alanların sulanmasında kullanılabilir.

 

 

ATIK SU ARITIM SİSTEM ŞEMASI

 

KENTSEL SU ARITIM SİSTEM ŞEMASI

PDF İÇİN RESMİN ÜSTÜNE TIKLAYINIZ

Atık yağlar, atıksularla beraber yada ayrı ayrı olarak büyük sorundur. Atık yağlar hem çevreye zarar verir hemde atıksu hatlarında arıtma tesislerinde, kanalizasyon şebekesinde tıkanmalara, daralmalara yol açarak zamanla maliyeti yüksek arızalara neden olurlar. Ayrıca arıtma tesisleri verimliliği göze alındığında atık yağlar verimi olumsuz etkileyen zamanla birikmeler yaparak arıtma tesisini iş görmez durumu getirebilmektedir.

NÖTRALİZASYON CİHAZI NEDİR VE NERELERDE KULLANILIR

NÖTRALİZASYON CİHAZI ÇALIŞMA PRENSİBİ

Nötralizasyon Tankı
Kimyasal atık sularının yerel kurumlarca belirlenen deşarj değerlerinde indirgenerek bertaraf edilmesi gerekir.
Asitli sıvı atıkları direkt şebekeye veya giderlere dökersek mevcut boru sistemlerinde ciddi hasarlara neden olur.

Tankın Çalışma Prensibi:
Nötralizasyon işlemi için en yaygın ve ekonomik yöntem asidik kimyasal atığın kalsiyum karbonat ile temas etmesini sağlamaktır. Nötralizasyon tankın içindeki kireçtaşı dilimleri sayesinde tanka giren pH 3 sıvı, tankın içinden pH 5,5-8,5 gibi çıkar.
Tankın içindeki kayaç dilimler boyut olarak 2,5 – 7,5 cm arasında olmalıdır ve %90'dan fazla kalsiyum karbonat içermelidir.
Kalsiyum karbonat asitlerle reaksiyona girer ve zararsız doğal tuzlarla CO2'ye dönüşür.
Tuzlar tortu halinde tank dibine çöker, CO2 suyla karışarak karbonik asit oluşur ve bu karbonik asitler alkali atıkları nötralize eder. Bu şekilde nötralize olmuş sıvı kanalizasyona gönderilebilir.

Hidroklorik Asit ile Kimyasal Tepkime Örneği:
CaCO2 + HCl = CaCl2 + CO2
(CO2 havaya karışır)

Kullanım Yerleri:

  • Hastaneler ve tıbbi laboratuvarlar
  • Okulların ve üniversitelerin laboratuvarları
  • Yoğuşmalı kazanlarda
  • Asitli atık su üreten işletmeler
  • Akü depolama alanları



Kapasite (eviye)

A (mm)

B (mm)

C (mm)

D (mm)

Giriş / Çıkış

20 litre (2 eviye)

400

300

220

350

1,5"

60 litre (4 eviye)

500

400

350

500

2"

120 litre (8 eviye)

500

450

600

750

3"

210 litre (16 eviye)

750

500

600

750

4"

300 litre (22 eviye)

750

750

600

750

4"

410 litre (30 eviye)

950

950

550

750

4"

570 litre (40 eviye)

950

800

800

1000

4"

660 litre (50 eviye)

950

950

800

1000

4"

Tank malzemesi PP veya HDPE dir

GRİ SU NEDİR ?

Beden temizliğinde (duş, küvet, lavobada) kullanılan az kirlenmiş atık su yaklaşık on yıldan beri gri su arıtma tesisleri ile arıtılmaktadır. Bu konuda piyasa daha başlangıç döneminde olmasına rağmen arıtma teknolojisi çok ileri seviyededir.

Her geçen gün dünya ve ülkemizde su sıkıntısı artmaktadır. Su sıkıntısını en aza indirmek için suyumuzu daha verimli bir şekilde kullanmamız gerekir. Suyumuzu verimli kullanmanın en basit ve en etkili yolu, evlerimizde kullandığımız suları içme suyu ve içme suyu kalitesinde olmayan sular diye sınıflandırmaktır. Bu sayede içme suyu kalitesinde olması gerekmeyen suların yerine geri kazanılmış suları kullanarak içme suyu tüketim oranımızı yarı yarıya azaltabiliriz. İçme suyu kalitesinde olmayan sulara örnek olarak tuvalet rezervuarları, çamaşır yıkama, bahçe sulama ve araba yıkama gibi temizlik işlerinde kullanılan suları gösterebiliriz. Bu alanlarda geri kazanılmış su kullanılmasıyla %50’ye varan oranlarda tasarruf sağlayarak hem su faturamızın düşmesini sağlarız hem de doğal su kaynaklarımızı korumuş oluruz.

Gri Su
Gri su, siyah su  (tuvalet suyu) haricindeki bir evden boşaltılan atık suların genel adıdır, yani duştan, küvetten, lavabodan, mutfaktan, bulaşık ve çamaşır makinesinden gelen sulardır. Gri su sabun, şampuan, diş macunu, yiyecek parçaları, pişirme yağı, deterjan ve saç gibi maddeleri içerir. Gri su evsel atık sular içinde en büyük orana sahiptir.  Genellikle evsel atık suyun %50-%80 i gri sudur.

Şekil 1. Günlük su tüketim oranları

Gri Suyun İçeriği, Özellikleri ve Bileşenleri
Gri su evsel aktivitelerin bir yansımasıdır ve nitelikleri yaşam standardına, sosyal ve kültürel alışkanlıklara, evde yaşayan insan sayısına ve evde kullanılan kimyasallara bağlıdır. Banyodaki lavabo, duş ve küvetten gelen gri su en az kirlenmiş gri su kaynağıdır. Ortalama bir gri suyun toplam organik yüke (BOİ) %40-%50 gibi bir katkısı vardır. Ayrıca gri su evsel atık suda bulunan toplam askıda katı maddelerin (AKM) dörtte biri ve toplam fosforun üçte ikisinden fazlasını içerir. Bulaşık ve çamaşır deterjanları gri sudaki fosforun ana kaynağıdır. Mutfak lavabosundan gelen, yiyecek parçaları içeren su ile çamaşır yıkamadan gelen su duştan ve lavabodan gelen gri suya göre çok daha kirlidir. Bu yüzden dolayı bütün gri sular tam olarak gri su statüsünde değildir ve gri suyun özelliğine göre farklı temizleme metodu kullanmak gerekmektedir.



Şekil 2. Başlıca gri su kaynakları

Tablo 1. Su analiz değerleri karşılaştırması[Disinfection of greywater, 2007]


Su Kalite Parametreleri

Az Kirli Gri Su

Çok Kirli Gri Su

BOİ (mg/L)

59- 424

48 - 890

KOİ (mg/L)

100 - 645

361 - 1815

TOC (mg/L)

40 - 120

84 – 582

AKM (mg/L)

30 - 303

35 - 625

Amonyak (mg/L)

<0.1 – 15.0

<0.1 - 4.6

Bulanıklık (NTU)

23 - 240

103 - 148

pH

6.4 – 8.1

5.2 – 10.0

Toplam koliform bakteri (1/mL)

101 – 105

102 – 106

Toplam e-koli (1/mL)

101 – 105

102 – 106

Tablo. 1’deki analiz değerleri bölgesel şebeke suyunun kalitesine bağlı olarakta değişiklik gösterebilir.

Gri Suyun Uygulama Aralığı ve Kullanım Suyu için Kalite Gereksinimleri
Gri suyun yeniden kullanım suyu olarak kullanılmasını sağlayan sistemler ucuz fakat emek yoğun bir yapıdan pahalı ve kompleks fakat kullanımı rahat ve kullanışlı bir yapıya doğru sıralanabilir. Arıtılmış gri suyun evlerde tuvalet rezervuarları ve çamaşır yıkamada tekrar kullanılabilmesi için mutlaka Membrane Biyoreaktör gibi gelişmiş arıtma teknolojileriyle arıtılması gerekmektedir. Aksi halde hijyenik olmayan koşulların oluşmasına sebep olunur.

Su kullanılan mekânların kendilerine özgü kalite gereksinimleri bulunmaktadır. Bu yüzden dolayı gri su geri kazanım sisteminden elde edilen suyun kullanılacağı yerin standartlarına uygun olması gerekmektedir. Genel olarak işlemden geçmiş gri sudan elde edilmiş kullanım suyu, hijyenik ve mikrobiyolojik olarak güvenilir, renksiz ve bütünüyle katı atıklardan arındırılmış olmalıdır. Arıtılan gri su saklanmaya başladıktan birkaç gün sonra dahi koku oluşturmayacak kalitede olması lazımdır. Mevcut bilimsel araştırmalara göre, bu suların tuvalet rezervuarları, çamaşır yıkama, bahçe sulama, süs havuzlarında kullanımı ve yüzey sularına doğrudan deşarj etmenin uygun olduğu kanıtlanmıştır.

BAŞLICA ARITILMIŞ GRİ SU KULLANIM YERLERİ

1- SULAMA 2- TUVALET REZERVUARI 3- ÇAMAŞIR YIKAMA 4- SÜS HAVUZU 5- ARABA YIKAMA 6- TEMİZLİK 7-YANGIN SÖNDÜRME

Tuvalet Rezervuarları
Tuvalet rezervuarlarında kullanılacak suyun kalitesiyle alakalı ülkemizde bir çalışma bulunmamaktadır. Fakat Almanya’da tuvalet rezervuarlarında kullanılacak suyun kalitesini belirleyen bazı şartlar bulunmaktadır. Örneğin Tablo 4 deki değerler Berlin Senato Ofisi tarafından açıklanmıştır tuvalet rezervuarları kullanım suyu kalite şartlarını göstermektedir. Tablodaki toplam koliform ve e-koli için istenen hijyen şartları AB standartlarındaki yıkanma suyu değerleri (76/160/EEC) doğrultusunda belirlenmiştir.  Sınır değerleri sabit olduğunda insanların bu suyla temasları ve hatta yuttukları varsayılsa bile bu kişiler herhangi bir sağlık riski ile karşı karşıya kalmazlar. Bu katı şartlar sağlığı ilgilendiren Pseudomonas aeruginosa içinde geçerlidir. Pseudomonas aeruginosa, bağışıklık yetersizliği olan hastalarda solunum ve idrar yollarının, yanıkların ve açık yaraların fırsatçı patojenidir aynı zamanda kanda da enfeksiyonlar yapabilir. BOİ7 ve oksijen doygunluğu da temizlenmiş suyun raf ömrü için kalite kriterleridir.

Tablo 2: Tuvalet rezervuarı için gerekli kalite şartları [SenStadt, 2003].


Parametre

Değer

BOİ7

< 5 mg/l

Oksijen doygunlugu

> 50%

Toplam koliform bakterisi A)

< 100/ml

Fekal koliform bakterisi A)

< 10/ml

Pseudomonas aeruginosa   B)

< 1/ml

A) AB 76/160/EEC yönetmeliğine uygun
B) Alman içme suyu standartlarına uygun
Çamaşır Yıkama
Çamaşır yıkamak için tavsiye edilen kullanım suyu kalite şartları Tablo 2 deki verilerle aynıdır. Tablo 2 deki değerlere sahip arıtılmış gri su ve şebeke suyu ile yıkanan çamaşırlar üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda şebeke suyu ve arıtılmış gri su ile yıkanan çamaşırlar arasında kurutma işleminden sonra bile hijyenik açıdan hiçbir fark olamadığı ispatlanmıştır. Sonuç olarak çamaşır makinelerinde kullanım suyu olarak arıtılmış gri suyun kullanılmasında hiç bir sakınca yoktur.
Bahçe Sulama
Sulama suyu için gerekli olan su değerleri DIN 19650 standartları tarafından düzenlenmiştir. Bu kalite şartları tarım, bahçecilik, kırlık alanların yanı sıra parklar ve spor tesislerinde kullanılan suların hijyenik ve mikrobiyolojik yönleriyle ilgilidir.
Tesisat Bağlantısı

Duş ve lavabolardan gelen gri su tesisat boruları, pis su tesisat (kanalizasyon) borularından ayrı bir şekilde çekilerek sisteme bağlanmalıdır. Ayrıca şebeke ve kullanım suyu hatlarının hiç bir şekilde bir birine bağlantısı olmamalıdır. Hatta kullanım suyunun geçtiği boru hattı farklı bir renkte olmalıdır ki şebeke suyu hattı ile arasındaki fark kolayca anlaşılabilsin. Bahçe sulama ve temizlik işleri için bırakılan arıtılmış gri su muslukları içilmez işareti ile etiketlenmelidir.

Arıtma Teknolojileri
Gri su arıtma sistemleri uygulamaların özelliğine bağlı olarak düşük maliyetli basit cihazlardan,  yüksek maliyetli gelişmiş arıtma sistemlerine doğru sıralanabilir.
Gri suyu arıtmak için en verimli sistemler fiziksel arıtma işlemleriyle birleştirilmiş biyolojik arıtma sistemlerdir. Bu sistemlerin başında MBR sistemleri gelmektedir.

Gri su geri kazanımı için teknoloji seçimi çeşitli faktörlere bağlıdır:

  • Planlanan mevki
  • Uygun alan
  • Kullanıcı ihtiyaçları
  • Yatırım ve bakım maliyetleri

Gri su geri kazanım sistemi arıtma aşamaları:

  • Birincil arıtma / dengeleme deposu
  • İkincil biyolojik arıtma / filtrasyon deposu
  • Kullanma suyu deposu

Önemli gri su geri kazanım sistemleri:

  • Yapay Sulak Alanlar (Wetlands)
  • Döner Biyolojik Reaktörler (Rotating Biological Contactors – RBC)
  • Ardışık Kesikli Rektörler (Sequencing Batch Reactors – SBR)
  • Membran Biyoreaktörler (MBR)

 

Gri Su Geri Kazanım Sisteminin çalışma prensibi

Gri su geri kazanım sisteminde kullanılan depolarda oluşabilecek kokuları önlemek için havalık hattı olmalıdır, eğer mümkünse havalık hattı evin drenaj hattı havalandırmasından ayrı bir şekilde çatıya kadar çıkarılmalıdır. Sistemin kurulacağı mekâna bağlı olarak, taşma çıkışı geri su akış seviyesi göz önünde bulundurularak dizayn edilmeli ve sisteme kanalizasyon suyunun girmesi önlenmelidir.

Sistem Dizaynı

Gri su geri kazanım sistemleri, gri suyu toplayan, depolayan, organik madde miktarını düşüren ve hijyenik hale getirerek AB standartlarındaki kalite gereksinimlerini karşılayan ve sürekli olarak yüksek kalitede kullanım suyu sağlayan sistemlerdir. Bu konuda çeşitli üreticilerin üretmiş olduğu farklı sistemler mevcuttur.

Arıtma teknolojisine bağlı olarak sistemin büyüklüğü değişir. Kurulacak sistemin kapasitesi hesaplanırken su ihtiyacı ve gri su miktarı (duştan, lavabodan, küvetten toplanan su) göz önünde bulundurularak yapılır, bazı istisnai durumlarda çamaşır makinesi, mutfak lavabosu ve bulaşık makinesinden gelen suda sisteme dâhil edilir.

Depolama hacmi kullanıcının su tüketim alışkanlıklarına bağlı olduğu kadar kullanım suyu gereksinimlerine de bağlıdır. Genellikle kullanım suyu ihtiyacı ile gri su üretimi arasında bir tutarlılık vardır. Bundan dolayı, kirli ve kullanım suyu depolama kapasiteleri gün içinde kullanım suyu ihtiyacından çok olmamalı.

Gri su geri kazanım sistemleri, merkezi ve bireysel sistemler olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır. Merkezi sistemler farklı evler veya binalardan gelen gri suyu ev/bina dışındaki bir bölgede toplayıp arıtırken,  bireysel sistemlerde bir veya daha çok daireden gelen gri su bina içerisinde toplanıp arıtılır.
 
Bireysel sistemlerin bir avantajı depolama ve dağıtım boruları bina içerisinde sadece kısa mesafeler için bağlanır. Diğer bir taraftan merkezi sisteme kıyasla daha küçük hacimlerde olduğundan dolayı daha küçük mekânlara kurulabilir, fakat bireysel gri su geri kazanım sistemleri genellikle daha yüksek yatırım ve bakım maliyetine sahiptir.

Depo hacimleri arıtma teknolojisine bağlı olarak farklılık gösterir. Membran Bioreaktör (MBR) sistemleri şu anda kullanılan en ideal gri su geri kazanım sistemi olarak dünyada kabul görmektedir. Bunun sebebi arıtılan suyun çok yüksek kalitede olması ve sistemin az yer kaplamasıdır. Şayet sistemin kurulacağı mekan çok küçükse membran filtre hacmini artırarak kirli su ve kullanım suyu depolarının hacmini büyük ölçüde küçültülür.

 

Membran Biyoreaktorler (MBR):

Membran biyoreaktörler gelişmiş aktif çamur yöntemleri olarak nitelendirilir. Membranlardaki mikro gözenekler sayesinde katı sıvı ayrımı ileri seviyede yapıldığı için ikincil bir temizleme prosedürüne gerek duyulmamaktadır. Sistem, bir ön arıtma deposu ve MBR deposundan oluşmaktadır. Sistemin çalışma prensibi kısaca şöyledir, ön arıtma deposuna alınan su biyolojik olarak arıtıldıktan sonra gri su bakterisiz atık su elde etmek için 0,10 – 0,15 bar basınç altında membran zarına doğru ilerler ve membran filtrelerden süzülerek partiküllerden, mikroplardan, bakterilerden ve virüslerden arındırılır. Membran biyoreaktör sisteminden elde edilen suyun kalitesi diğer sistemlere göre çok daha yüksektir. Ayrıca MBR sistemleri geleneksel arıtma sistemlerine göre daha kısa sürede arıtma işlemini gerçekleştirdiğinden dolayı sistem için daha küçük yere ihtiyaç duyulmaktadır. MBR sistemleri de kendi içerisinde de hollow fibre, ve plaka tipi olmak üzere çeşitli kategorilere ayrılır. Bu kategoriler arasında plaka tip membran sistemleri kimyasal gerektirmeden ve ters yıkama ile kendi kendini temizleme özelliğine sahip sistemlerdir. Özellikle Almanya’da ispatlanmış teknolojisi ile MicroClear® filtreler gri su geri kazanım sistemlerinde öncelikli tercih edilen filtrelerdir.

Sistemin akış diyagramı

Almanya’da Giessen Üniversitesinde yapılan araştırmalar sonucunda MicroClear® membran filtreler ile yapılan testlerde alınan sonuçlar şu ana kadar elde edilmiş en iyi sonuçlar olarak gözlemlenmiştir.

Arıtılmış suyun kalitesi


PARAMETRELER

Birim

Sonuç

BOİ

mg/L

< 5

KOİ

mg/L

< 30

AKM

mg/L

< 1

Bulanıklık

NTU

< 1

e-koli

1/100mL

Bulunamadı

Koliformlar

1/100mL

< 1

Virüslerin engellenmesi

%

99.9999

Gri Su Geri Kazanımının Avantajları?

·%50’ye varan su tasarrufu
·Kullanım su olarak (şebeke) içme suyunun kullanılmasını önlemek.
·Doğal su kaynaklarımızın daha verimli kullanılması
·Şebeke suyu dağıtım hatlarındaki yoğunluğun azalması
·Gri su özellikle kurak bölgelerde bahçe sulama ve bitki yetiştirmek için değerli bir kaynaktır
·Siyah suya göre çok daha hızlı ve kolay arıtma
·Elde edilen suyun hijyen şartlarını sağlayacak nitelikte olması

 

Kaynaklar:

1. Aktif Grup Çalışmaları 2009/1, 2009
2. IKZ Haustechnik, sayı 5, Mart 2009
3. Fbr Information Sheet, 2005
4. Disinfection of Greywater, 2007

 

 

PAKET YAĞ TUTUCULAR 

Kızartma Yağı Tehlikesi  ve Kanalizasyon  önlemleri
kızartma yağlarının lavaboya dökülmesi, hazır yemek sanayisi, fast food restoranlar ve lokantaların kanal sistemlerine yağ tutucu kapan takmalarının zorunludur.
Kanalizasyon temizliği, kanalizasyon kirliliğinin insan sağlığına etkileri, yerel idarelerin yükümlülükleri ve vatandaşın yapması gerekenlerler
Türkiye  yüzeysel ve yer altı su kaynakları bakımından çok  zengin bir ülke değildir. Belediyeler ve sanayi tesisleri atık sularını arıtmadan dere, nehir, göl ve denizlere bıraktıkları zaman kullanılacak yüzeysel ve yer altı su kaynaklarının kısıtlandığı veya yok edildiği açıktır.
Konutlarda, iş yerlerinde ve bazı sanayi tesislerinde oluşan atık suların, kanalizasyon sistemiyle toplanıp merkezi bir arıtma sisteminde arıtılması gereklidir.
Kanalizasyon şebekesinin doğru inşası ve kullanımı çok önemlidir. Atıksu içinde bulunan sülfatın hidrojen sülfüre dönüşmesi sonucu, sağlık açısından çok zararlı kokuya ve kanalizasyon sisteminin tahribatına neden olur.

 

“ 1 litre atık yağ 1 milyon litre suyu kirletmektedir . Atık yağlar donarak atıksu hatlarında tıkanmalara neden olur.” 

Kızartma Yağları Kanalizasyona Karışmamalı:Eğer , kızartma yağları lavaboya dökülülürse, yağ ve gresinin kanalizasyon sistemine yapışır ve birikir , bunun da yağın döküldüğü bölgelerde  boru çevresinde birikmeye ve taşlaşmaya neden olur. Bunun için  hazır yemek sanayi, fast food restoranlar ve lokantaların kanal sistemlerine yağ tutucu kapan takmalarının zorunludur.
Kullanılmış kızartma yağlarından biyodizel üretilebilir böylece de  fosil yakıt kullanımı ve sera gazı karbondioksit emisyonu azaltılabilir.
Ayrıca ıslak mendillerin tuvalet kağıdı olarak kullanılıp atılmasının kanalizasyonda ciddi tıkanıklığa neden olur çocuk bezleri, hijyenik havlular ve ıslak mendillerin, kanalizasyonda parçalanıp önce derzlerde ve daha sonra yağ birikintilerinde toplandığı, zamanla daha fazla yağ birikintisi oluşturup, kanalı kötü hale getirir. Bu tür faaliyetlerin, “anaerobik” (Biyolojik, kimyasal veya fiziksel reaksiyonlar için moleküler oksijenin bulunmadığı ortam) faaliyetleri tetikleyerek sülfatı, hidrojen sülfüre dönüştürebilir.
Hidrojen Sülfürün İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi : Renksiz olan hidrojen sülfürün zehirleme etkisinin bulunduğu, özellikle sinir sistemi üzerinde oldukça etkili olduğu, bunun gerekli önlemleri almadan kanalizasyon sistemine giren işçilerin solunum sistemi ve gözlerinde tahribata yol açabileceği gibi ölümcül sonuçlara da neden olabilir.
Tedbirsiz olarak kanala giren işçilerin , kanalizasyon temizliğinde birkaç nefes aldıktan sonra bilinç kaybı yaşadığı ve boğularak yaşamını yitirdiği   görülen olaylardandır. Bu  gaz kokusuna   güvenilmemesi ve mutlaka elektronik detektörlerle ölçümler yapılması gereklidir. Temizlik işçilerinin , filtre edici maskeler takmadan, iş elbiseleri giymeden çalışmalara başlamaması mutlak gereklidir.

Atık suyun hızının  ve havalandırmasının artırılacağı, yeterli eğimin verildiği, kanalizasyon sistemlerinin ortalama 2 yılda bir kamera sistemi ile kontrol edilmesi, periyodik temizliğinin yetkililerce su debisinin en düşük olduğu saatlerde yapılmalıdır.

Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin (WWF) açıkladığı bilgilere göre, kullanıldıktan sonra kontrolsüzce atılan yağların müthiş bir su kirlenmesine yol açtığı ve sadece 1 litresinin 1 milyon litre suyu kirlettiiği açıklandı. 

Evsel atık nedeniyle oluşan su kirliliğinin yüzde 25'ini bitkisel atık yağların oluşturduğu, sudan hafif olduğu için su yüzeyinde kalan bitkisel yağların havadan suya oksijen transferini engellediği, canlılarının yaşamını olumsuz etkilediği bilinmektedir.
Özellikle lokanta ve fast-food türü işletmelerin atık yağ oluşturmada önemli rol oynadığı,  atık yağlarını kontrolsüz ve yağ tutucular kullanmadan kanalizasyona dökerek su kirliliğine neden olduğu bilinmektedir.  Ayrıca donan yağ birikerek atıksu borularını tıkar.  Bu nedenle üretimlerinde yağ kullanan tesislerde ve işletmelerde kesinlikle su giderlerine yağ tutucu sistemler takılmalı atık yağlar kanalizasyon hatlarına ulaşmadan burada tutulmalıdır.
 

YAĞ TUTUCU MONTAJ ŞEMASI

ATIK YAĞLARIN ZARARLARI NASIL ÖNLENİR ? Atık yağlar mevcut gidere yağ tutucu cihaz takılmasıyla kontrol altına alınır. Atık yağlar yağ tutucuda hapsedilir ve periyodik olarak temizlenerek uzaklaştırılır.  

TOPLANAN YAĞLAR NE YAPILIYOR ? Yağ tutucuda ayrışan ve tutulan atık yağlar biodizel tesislerinde veya yeniden kazanım tesislerinde değerlendirilerek yakıt, sabun gibi maddelere dönüşür. Bu şekilde hem çevre kirliliği önlenmiş hemde ekonomik geri dönüşüm sağlanmış olur.

ATIK YAĞLAR MUTLAKA YAĞ TUTUCU KULLANILARAK UZAKLAŞTIRILMALIDIR !!!

YAĞ TUTUCULARIN ÖZELLİKLERİ 

 

YAĞ TUTUCU MONTAJ ŞEMASI

Atık sularda ki yağın fiziksel yöntemler ile giderilmesi amacıyla imal edilen, paket yağ ayırma birimidir.Fiziksel özelliğinden dolayı (suya göre yoğunluğu az olduğundan) yağın ünitenin yüzeyinde toplanması sağlanır. Yağlı su, yağ tutucu tankı içinden laminer akımla geçirilir. Akış sırasında, yoğunluğu suyun yoğunluğundan daha küçük olan yağ zerrecikleri yağ tutucunun yüzeyine doğru yükselir. Yağ tutucudan atık suyun geçirilmesi sırasındaki hız, ünitenin boyutları belirlenirken esas alınacak temel kıriterdir. Haznenin boyutları, yağ tutucu çıkışına kadar, atık su içindeki yağın, yüzeyde toplanmasını sağlayacak şekilde tasarlanır. Ünite üzerine toplanan yağ,  bir savak vasıtasıyla sistemden uzaklaştırılır.

STANDART ÖZELLİKLERİ

  • " Paslanmaz çelikten, HDPE malzemelerden ve st 37 karbon çeliğinden modellerimiz vardır.
  • " Kullanılacağı yere göre, yer üstüne veya yer altına monte edilebilir ,
  • " Montajı kolaydır, DIN 4040 ve 4041 uygundur .
  • " Temizlik ve bakımı kolaydır.
  • " Katı atık tutucu sepet ızgara standarttır.
  • " Yağ tutucu hacimleri net iç hacimleridir.

 

MAX. DEBİ
(Lt/sn)

TİP

KAPASİTE
(Litre)

BOYUTLAR (mm)

Boy

Yükseklik

En

Giriş/

Çıkış

 1

YAĞ-TUT 1

375

1000

750

500

100

2

YAĞ-TUT 2

703

1250

750

750

100

3

YAĞ-TUT 3

937

1250

1000

750

125

4

YAĞ-TUT 4

1200

1500

1000

800

125

5

YAĞ-TUT 5

1500

1500

1000

1000

125

6

YAĞ-TUT 6

1800

1800

1000

1000

150

7

YAĞ-TUT 7

2000

2000

1000

1000

150

8

YAĞ-TUT 8

2500

2500

1000

1000

200

10

YAĞ-TUT10

3000

3000

1000

1000

200

  • Ölçüler değiştirilebilir. İsteğe göre imalat yapılabilir.
  • Daha büyük kapasiteli imalatlarımız vardır.
  • Yer altı ve tezgah altı modellerimiz vardır.

KULLANIM ALANLARI ;

  •   Toplu yemek üretim tesisleri,
  •   Lokanta ve kafeteryalar,
  •   Oteller, tatil köyleri, 
  •   Mezbahalar, kesim evleri,
  •   Et ve balık işleme tesisleri, 
  •   Oto tamir ve bakım yıkama   servisleri,
  •   Üretimde yağ kullanan tesislerin   tamamı,
  •   Arıtma tesisleri, kentsel atık su    arıtma tesisleri. 
  • ENDÜSTRİYEL VE EVSEL ATIKSULARIN ÖZELLİKLERİNE GÖRE TASARIM YAPILMAKTADIR.
  •  Sanayi ve evsel atık suların özelliklerine göre özel tasarım ürünler imal edilmektedir.
  • 0,2 lt. / sn.’ den 200 lt. /sn. kapasiteye kadar üretilmektedir.
  • Temizlik ve bakımları son derece kolaydır.
  •  Yağ seviyesi ve birikimini haber veren sesli ve ışıklı alarm sistemi vardır.
  • Tam otomatik çalışan sistemler imal edilmektedir.
  • Çamur ve yağ pompaları ile otomatik olarak boşaltılır.
  •  İmalatta isteğe göre İthal AISI 304 paslanmaz çelik ve epoksi kaplı karbon çeliği kullanılır.

FİLTRASYON VE SU SİSTEMLERİ

 

Dünyanın önde gelen filtre üreticilerinin önde gelen firmaları ile çalışan firmamız, sektöründe ; profesyonel hizmet anlayışı ile 18 yılı geride bırakmıştır.

birbirinden çok farklı yapıdaki suların filtrasyonu için çok çeşitli çözümlere sahiptir. Bu sular genellikle ; soğutma suları, derin kuyu suları, proses suları,

fabrika atığı sulardır. Bu suların ağırlıklı olarak kullanıldığı alanlar ; otomotiv sektörü, belediyeler, tekstil sanayi, plastik sanayi, petrokimya sanayi,

gıda sanayi, kağıt sanayi, çimento sanayi, güç santralleridir Filtrasyon Sistemlerimizin  diğer uygulama alanlarını da ; hastaneler, iş ve eğlence merkezleri,

gökdelen tipi yüksek binalar, oteller ve golf sahaları oluşturmaktadır.
Filtre Sistemlerimizin başlıca kullanım alanları;
•             Endüstriyel Alanlar,
•             Sulama Sistemleri,
•             Belediyeler olmak üzere üç ana başlık altında toplanabilmektedir.
Başlıca ürün çeşitlerimiz;
•             Otomatik Filtreler (Kendi kendini temizleyen hidrolik, elektronik kontrollü, vakumlu ve fırçalı elek filtreler),
•             Plastik Filtreler,
•             Metal Filtreler,
•             Hidrosiklon,
•             Gübre tankları,
•             Yosun Filtrelerinden oluşmaktadır.

 

Metal Filtreler

Metal Filtre    *  25-180m3 kapasiteli

Yatay ve dikey gübre tankları 60-350 lt kapasiteli

Otomatik Kendi Kendini Temizleyen Filtreler

  • Hidrolik ve Elektronik kontrol                      * Elektronik kontrollü redüktör motor
  • 40 ve 100 m3/ saat kapasiteli                     * 40 ve 100 m3/ saat kapasiteli                                        

Hidrolik ve Elektronik kontrol                      *  Elektronik kontrollü redüktör motor

  • 120- 180 m3/ saat kapasiteli                     *  120- 400 m3/ saat kapasiteli   

 

      Plastik Filtreler

 

Model  Mini Plastik Filtre- Model Ekonomik Plastik Filtre

3- 12 m3/ saat kapasiteli.......................................... 25 m3/ saat kapasiteli

Disk ve elek iç takım alternatifi                           

 

Double Plastik Filtre                                   Plastik Vakum Elek Filtre

50- 80 m3/ saat kapasiteli